| Kuzey Kutup Dairesi'nin aşağı bölgelerinden golf oynayan bir Kaz sürüyü yönetiyor. | Open Subtitles | الأوزة التي تلعب الغولف من المناطق البعيدة في الدائرة القطبية تقُود القطيع. |
| Baba Kaz'dan Islak Kaz'a. | Open Subtitles | من الأوزة الأب إلى الأوزة المبتلة هل تسمعنى؟ |
| Baba Kaz'dan Islak Kaz'a. 1. randevuyu bekleyemeyeceğiz. | Open Subtitles | من الأوزة الأب إلى الأوزة المبتلة لن نتمكن من الوصول لمكان اللقاء الأول |
| Altın yumurtlayan Kaz kafesteydi. | Open Subtitles | الأوزة التي كانت تضع البيضة الذهبية دخلت إلى السجن |
| Adamın biri bana kazın bağırsaklarının nasıl çıkarılacağını öğretiyordu. | Open Subtitles | كان هناك رجلٌ يريني كيفية استخراج أحشاء الأوزة |
| Hani şu Teksas'taki kaçırdığın Pembe ayaklı kazı hatırlıyor musun? | Open Subtitles | أتعرف تلك الأوزة ذات الأقدام الوردية التي فقدتها في تكساس؟ |
| O da gidip 60 kişi çağırdı ve Kaz hazırlamaya koyuldu. | Open Subtitles | لذا فقد دعت 60 شخصاً، وبدأت بالعمل على تلك الأوزة |
| Pembe ayaklı Kaz burayı çoktan terketmiş. | Open Subtitles | الأوزة ذات الأقدام الوردية قد غادرت المدينة |
| Arkadaşlarımı görmek istiyorum. Bir altın Kaz istiyorum. | Open Subtitles | أريد الذهاب مع أصدقائي أريد الأوزة الذهبية |
| Christian ın kuşlarına bir Kaz annesinin yavrularına öğrettiği bazı şeyleri öğretmesinin zamanı geldi. | Open Subtitles | لقد حان الوقت لكريستيان لتعليم الطيور بعض المهارات التي تقوم الأوزة الأم بتمريرها إلى ذريتها. |
| Ana Kaz, bıldırcınlar yuvada. | Open Subtitles | إلى الأوزة الأم السمان في العش |
| Hey Kaz, sen de yarı melez misin, ha? | Open Subtitles | وأنت أيتها الأوزة هل أنت هجينة أيضا ؟ |
| Anne Kaz, kalkış yapıldı! | Open Subtitles | الأوزة الأم .. لدينا إقلاع ناجح |
| Yer Kaz, bir sorun var. | Open Subtitles | إلى الأوزة الأرضية، دخلنا الضباب |
| Kaz yuva yaptı. | Open Subtitles | يحدثك الغراب الأزرق الأوزة قد دخلت |
| Kaz tükürüğünün çok hassas bir konu olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | لم أدرك أن بصاق الأوزة أمر حساس إليكِ |
| Pembe Kaz diye bir şey yok. | Open Subtitles | ليس هناك شيء باسم الأوزة الوردية |
| Aslında pembe ayaklı Kaz, ve... | Open Subtitles | إنها الأوزة ذات الأقدام الوردية، لذا... ؟ |
| Pembe ayaklı Kaz. Onu duydum! | Open Subtitles | الأوزة ذات الأقدام الوردية سمعتها |
| Şey, umarım kazın eti yumuşaktır. Oldukça yaşlanmıştı. | Open Subtitles | حسنا، أتمنى أن تكون الأوزة طرية لإنها كانت كبيرة في السن |
| Diyor ki, adı Gece Göğünde Uçan Yaban kazı'ymış. | Open Subtitles | تقول أن إسمها هو الأوزة البرية الطائرة في سماء الليل |
| * Kendini dağılmış gibi hissettiren Goose'u suçla * | Open Subtitles | (Jamie Foxx's "Blame lt On the Alcohol" begins) ♪ ضعي اللوم على الأوزة, قد جعلتكِ تشعرين بالحرية ♪ |