| Ay'ın uzak tarafı ile olan Telsiz bağlantısının kesileceği ana geldik. | Open Subtitles | أعتقد أنهم على وشك أن يفقدوا الإرسال . على الجانب البعيد من القمر |
| Benim back hand'im hızla düzeliyor ama senin servis konusunda hala sorunların var. | Open Subtitles | ضربتي بظهر المضرب تتحسن بشكل كبير لكنك لازلت تواجه مشاكل في الإرسال |
| Radyo değilim. Sürekli Sinyal almıyorum. Tek yapabildiğim bu. | Open Subtitles | لست مذياعاً، الإرسال عندي ليس مستمراً هذا كل ما عندي |
| Molotof kokteyli, telsizimizi bozmuş. yayın alabiliyoruz ama, cevap veremiyoruz, efendim. | Open Subtitles | القنبلة دمرت الراديو الذي لدينا نحن نستطيع أن نستقبل ولكن لا نستطيع الإرسال |
| Artık oyun oynamak da bitti, Merkez üzerinden suç ihbarında bulunmak da bitti. | Open Subtitles | لذلك، لا مزيد من الألعاب، لا مزيد من الجرائم يتم تبليغها لمركز الإرسال |
| Her yıl düzenlenen Tigers Club Partisi'nden canlı yayınla evlerinize konuk olmaktan Radyo Dla ekidi olarak mutluluk duyuyoruz. | Open Subtitles | أنه السرور شرف للضياء إذاعي أن تجلب إلى بيتك الإرسال الكلاسيكي البعيد |
| Ufak kablosuzdan fibere dönüşen fotonik Verici çipler ile, şehirler arasında dağıtılan terahertz sinyalleri uzun menzillerde aktarılabilir. | TED | مع رقائق الإرسال الضوئية الموزعة عبر المدن، يمكن نقل إشارات التيتاهرتز عبر مسافات بعيدة. |
| ED'E mesaj YAYINI İZLE | Open Subtitles | شاحنة الـ واى دى أف أرفع السماعة يا إد و شاهد الإرسال |
| İletişim kesilir. Motor devre dışı bırakılır. | TED | تم قطع عملية الإرسال ولكن المحرك لا يزال يعمل |
| Bu şey gece 02:00 de durana kadar birilerinin Telsiz yayınını duymasını ümit ederek beklemek istemiyorum. | Open Subtitles | أنا لا أريد الجلوس إنتظارا و أملا أن يسمع شخص ما الإرسال عندما يتوقف هذا الشئ عن العمل قبل الصباح |
| Uyandığında, Telsiz ve ekipmanın parçalanmıştı. | Open Subtitles | و عندما أفقت، كان كل من جهاز الإرسال و معداتك مدمرة. |
| Sistemi Telsiz bağlantısına göre kilitlemeye ayarlayabilirim. | Open Subtitles | كانت موجودة في مجموعة الإرسال الذي دمّرناها يمكنني الاستعانة بإشارته اللاسلكية |
| Tıpkı tenisçilerin servis atarken çıkan sesler gibi. | Open Subtitles | مثل لاعبي التنس عندما يرسلون ضربه الإرسال |
| Eğer sağlamsa, vericiyi bulabiliriz, va bir Sinyal gönderebiliriz böylece kurtarma ekibine bizi bulmalarında yardımcı olmuş oluruz. | Open Subtitles | إن كانت سليمة، يمكننا العثور عندها على جهاز الإرسال و يمكننا أن نرسل إشارة و نساعد فريق الإنقاذ في العثور علينا |
| yayın seviyesini terk edip Zion'a döneceğiz. | Open Subtitles | سنقوم بإخلاء منطقة الإرسال وسنعود إلى زايون |
| Merkez'den 2670'e, herhangi bir kaza durumu olmadığından emin misiniz? | Open Subtitles | من الإرسال إلى 2670، هل أنت متأكد بأنّه ليس هناك علامة على وقوع حادث؟ |
| Ruby Rhod en büyük Radyo yıldızıdır. Talk-Show'unda olmak bir onurdur. | Open Subtitles | روبي رود هو مصدر الإرسال الأكبر ومن المشرف أن تكون في برنامج حواره |
| Quahog Kablolu yayın Şirketi'nde meydana gelen bir kazadan ötürü Verici belirsiz bir süre boyunca çalışamayacak. | Open Subtitles | بسبب حادث في شركة كوهوج للإرسال الإرسال التلفزيوني سوف ينقطع لمدة غير محددة |
| Unutmayın, onları benim kadar beğendiyseniz, arayın ya da mesaj atın. | Open Subtitles | فالتتذكروا, إذا أحببتهم مثلما أحببتهم أنا كل ما عليك فعله هو الإتصال أو الإرسال الأن |
| Benzer şekilde üretilen iletişim sinyallerini algılayabilmek için uzun menzilli tarayıcıları ayarlayabiliriz. | Open Subtitles | نحن قد نستطيع ضبط المجسات ...لإلتقاته مثل الإرسال عبر الفضاء الفائق جيد |
| Uçuş kontrolörü, 10 dakika sonra sinyali kaybetti. | Open Subtitles | جهاز تحكم الطائرة فقد إشارات الإستقبال و الإرسال لمدة 10 دقائق |
| W6N, Jamaika. Rutin bir iletim sırasında Bağlantı koptu efendim. | Open Subtitles | دبليو 6 إن ، جامايكا , الإتصال مشوش سيدى أثناء الإرسال الروتيني |
| - Yayını toplantıdan sonraki uçuşunda teyit edeceksin. | Open Subtitles | ..,بعد المؤتمر قـم بتأكيد الإرسال خلال رحلة عودتك |
| Kazadan sonra ekibim sinyalin kaynagini aramaya devam etti. | Open Subtitles | بعدما تحطمت سفينتنا، ظل فريقي يبحث عن مصدر الإرسال. |
| Babamız ve meslektaşlarının çoğu bir tür iletim sergiliyorlardı. | TED | أبدى والدي والعديد من زملائه نوعًا من الإرسال وعدم الاستقبال |
| Fırtına da yer bağlantısı olmadan bu olanaksız. | Open Subtitles | لا يمكننا في هذه العاصفة، ولا دون تشغيل نظام الإرسال |