| Eğer bu işte biraz iyi olsaydın ona kahvaltı hazırladığımı da bilirdin. | Open Subtitles | تعلم, لو كنت جيدا في هذا كنت ستعلم اني جلبت له الافطار |
| Tüm o kahvaltı yemeklerini alıp sığınma evine götürüp herkesin karnını doyurabiliriz. | Open Subtitles | يمكننا ان نأخذ كل طعام الافطار ذاك ونأخذه الى الملجأ ونطعم الجميع |
| Telefondaki her kim ise, saat 10' dan önce kahvaltı etmediğimi söyle. | Open Subtitles | اخبر ها انا لم أتناول أبدا وجبة الافطار قبل 10: 00 صباحا |
| kahvaltıda salata yiyen adam söylüyor. - Şampanyadan nefret ederim. | Open Subtitles | كلام الرجل اللذي يأكل سلطة في وجبة الافطار اكره الشمبانيا |
| Babam bazı günler, kahvaltıdan önce altı imkansız şeye inandığını söylerdi. | Open Subtitles | قال أبي إنه يفكر أحياناً ،في ستة أمور مستحيلة قبل الافطار |
| kahvaltıya önü açık bokser donunla in, banyo küvetinde işe-- | Open Subtitles | مع الملابس الداخليه في وقت الافطار والتبول في حوض الاستحمام.. |
| Bu eşim ve mutfakta kahvaltı hazırlıyor. Zaman ve mekan içinde hareket ederken, mutfakta günlük bir şablon var. | TED | هذه أنا و زوجتي نعد الافطار في المطبخ. و بينما ننتقل في المكان و الزمان، نمط حياة تقليدي جدا في المطبخ. |
| Onlara yakacak da verelim, hiç bir şeyleri yok Ya da kahvaltı. | Open Subtitles | خذي لهم حطبا فليس عندهم شئ . او الافطار. |
| Hayır, makineyi çalıştırın, kahvaltı bekleyebilir. | Open Subtitles | او ،لا، احصل على ما يصل البخار. يستطيع الافطار ان ينتظر |
| Yemek ne olacak? Şimdi hatırladım. Bugün ne öğle yemeği ne de kahvaltı yedim. | Open Subtitles | لقد تذكرت اني لم اتناول الافطار او الغداء |
| Profesör Schreiner'la nasıl kahvaltı yapmış olabileceğinizi anlamıyorum. | Open Subtitles | انا لا افهم كيف كان بمقدورك ان تتناول الافطار مع بروفيسور شراينرهذا الصباح |
| Eğer hayır dersen, Elwood ve ben haftanın her günü kahvaltı... öğle yemeği ve akşam yemeği için buraya geliriz. | Open Subtitles | اذا قلت لا ، اللوود و انا سوف نأتي لك هنا من اجل الافطار .. ِ و الغداء و العشاء كل يوم طوال ايام الاسبوع |
| Temizlik yapmadan kahvaltı yaparsam, kusacağım. | Open Subtitles | إذا تناولت الافطار قبل التنظيف أقوم بالاستفراغ. |
| Hadi şimdi kahvaltı yapalım ve daha sonra beraber dışarı çıkıp neler yapabileceğimize bakalım. | Open Subtitles | دعنا نتناول الافطار, ونخرج سويا لنرى ما يمكن عمله. |
| Akşam yemeği esnasında öğle yemeği, kahvaltıda da akşam yemeği yiyeceksiniz. | Open Subtitles | سوف تتناولون الغداء في وقت العشاء . والعشاء في وقت الافطار |
| İstediğiniz herşey hakkında olabilirler -- teknoloji, eğlence, tasarım, aileniz, kahvaltıda yedikleriniz. | TED | والتي يمكن ان تكون في اي مجال التكنولوجيا ، والترفيه ، وتصميم ، عائلتك ، الافطار. |
| Emily ile Kane birbirlerini ancak kahvaltıda görüyorlardı. | Open Subtitles | هي و تشارلي لم يروا بعضهم ما عدا في الافطار |
| Gayet iyi biliyorsunuz ki... kapıyı açık bırakırsak, kahvaltıdan sonra doğruca yatağa gidersiniz. | Open Subtitles | أنّنا اذا تركنا الباب مفتوح فأنكم سوف تذهبون للنوم بعد الافطار مباشرة اليس كذلك؟ وماذا في هذا؟ |
| sabah olunca Claire, Vera'ya seslenir ve dışarı kahvaltıya çıkacağını söyler. | TED | في الصباح، كلير نادت فيرا لتقول لها أنها ستخرج لتناول طعام الافطار. |
| kahvaltıyı saat yedide odamda yapacağım. | Open Subtitles | سأتناول الافطار في تمام السابعة في غرفتي. |
| Bu çizgi filmde belirtmek istediğim şiddetin her yerde olduğu toplumumuzda, ...bilirsiniz, bu, aynı, kahvaltılık mısır gevreklerimizde bile var. | Open Subtitles | أحاول أن قول من خلال هذا الكرتون، أن العنف متفشّي في مجتمعنا. حتى أنه في حبوب الافطار. |
| Breakfast at Tiffany's filmini kiralamış olabilir misiniz? | Open Subtitles | هل صادف أنك استأجرت فيلم "الافطار عند (تيفاني)"؟ |
| Umarım Kahvaltınızı yapmışsınızdır. | Open Subtitles | آمل انكم تناولت حبوب الافطار خاصتكم |
| Eric'in midesinde, Kung Pao, sabah yediği Del Taco ile yeni buluşmuştu. | Open Subtitles | داخل معدته الكونغ باو التقى للتو بديل تاكو الذي تناوله على الافطار |
| - Hadi gel. Kahvaltın hazır. | Open Subtitles | جهزت لك الافطار |
| sabah kahvaltısı ve akşam yemeği dahil ayda 500.000 won. | Open Subtitles | خمسمائة الف بالشهر ويشمل هذا الافطار والعشاء |
| kahvaltını yapacağından emin olmak istedim. | Open Subtitles | حسناً ، اردت التاكد انك ستتناولين الافطار.. |