| Artık biraz büyüdü, kendi başına keşfetmeye başlayabilir. | Open Subtitles | والآن بما أنه نما قليلاً يمكنه البدأ في الاستكشاف بنفسه |
| Artık gerçek gazoz almaya başlayabilir miyiz? | Open Subtitles | حقا؟ هل يمكننا البدأ في الحصول على صودا حقيقية؟ |
| Frost veritabanında aramaya başlayabilir o zaman. | Open Subtitles | ممتاز ، حسناً إذاً يمكن ل فروست البدأ في البحث عن السيارة |
| Ve sen de başka bir iş koluna yönelmeyi düşünmeye başlamalısın. | Open Subtitles | و ربما يمكنك البدأ في التفكير, في قطاع آخر للعمل. |
| Evladım, bir yerden başlamalısın. | Open Subtitles | -بُني، يتحتم عليك البدأ في مكانٍ ما |
| Susan, kapak kullanmaya başlamalısın. | Open Subtitles | يا (سوزن)، يجدر بكِ حقاً البدأ في إستعمال الأغطية |