| Ama derinlemesine inceledim. Petrolün içine gömülmüş, çok ufak granit parçaları buldum. | Open Subtitles | ووجدتُ أنّ هناك جسيمات مصغّرة بجزء لا يتجزأ من الجرانيت في البنزين |
| Ancak zirveyle aramda kalın bir granit tabakası vardı. | TED | ولكن بيني وبين القمة كانت توجد بلاطة فارغة من الجرانيت. |
| Günahın erimiş çölünde, granit gözcüler, yaşayan ölülerin gözcü kulesi gibi yolunu kesti. | Open Subtitles | فى قفارى مصهوره بالخطايا حيث حراس الجرانيت يقفون مثل قلاع الموت الحى ليعوقوا طريقه |
| Günahın erimiş çölünde granit gözcüler, yaşayan ölülerin gözcü kulesi gibi yolunu kesti. | Open Subtitles | فى قفارى مصهوره بالخطايا حيث حراس الجرانيت يقفون مثل قلاع الموت الحى ليعوقوا طريقه |
| Granite çarpınca ölmüş olamaz. | Open Subtitles | " قد يكون " الجرانيت |
| Connie, bu şeyin içine ne kadar granit koyman gerektiğini anlamalısın. | Open Subtitles | كونى , يجب أن ترى كمية الجرانيت الذى يجب أن توضع بهذا الشىء |
| granit cephe, kameralar için kör bir nokta oluşturuyor. | Open Subtitles | الواجهة الجرانيت هذه تخلق بقعة مستتره عن كاميرات المراقبة |
| Doğru şekilde cilalanırsa tıpkı granit gibi görünür. | Open Subtitles | عندما تضع اللمسة النهائية المناسبة عليه يبدوا مثل الجرانيت |
| Bir tanesi, benimle gün ışığı arasındaki 213 metrelik granit. | Open Subtitles | فقط عدد قليل من الأشياء التي تهز لي حتى واحد منهم هو 700 قدم من الجرانيت بيني وبين ضوء النهار. |
| Kafa arkasındaki izler küp benzeri... ve granit yoğunluğunda bir cisimden kaynaklanmıŞ.... | Open Subtitles | حسنا. العلامات هنا في خلفية الرأس ناتجة من جسم شبه مكعّب صغير ذو كثافة الجرانيت |
| Sert granit kayayı aşındırarak vadileri gittikçe dikleştirdi. | Open Subtitles | وصقلت جوانبها من صخور الجرانيت الصلبة وتدريجيّاً زادت من شدة إنحدار جوانب الوادي |
| Buz, bir granit dağını alıp binlerce yıldan uzun bir sürede bir kenarını kesmiş. | Open Subtitles | أخذ الجليد جبلاً من الجرانيت وعلى مدار عشرة آلاف عام إقتطع جانباً واحداً منه |
| Buzul, granit boyunca her santimetre-kareyi 100 kilogramlık bir güçle aşındırarak geçmiş. | Open Subtitles | تحرّك الجليد عبر الجرانيت طاحناً إياه بقوّة وصلت لأكثر من 100 كغم لكل سنتمتر مربع |
| granit kaplarız, yeni bir görünüm, yeni halı döşeriz,.. | Open Subtitles | رفوف المطبخ من الجرانيت معدات جديدة، تغطية بسجاد جديد |
| Bronz veya granit seçebilirsin. | Open Subtitles | بالطبع. يُمكن أن تختار برونز أو الجرانيت. |
| Kireç taşı, granit ya da çimento dolgu. Üçünden birini düşünüyoruz. | Open Subtitles | الحجر الجيري، حجر الجرانيت والخرسانة الخشنة كنا نفكر بواحد من هذه الثلاثة الانواع |
| Kağıt Kule eğiminde, ki muazzam granit bloklardan dolayı böyle diyorlar. | Open Subtitles | في نقطة بيت البطاقات يسمونها بذلك بسبب إنها هذه الكتل الضخمة من الجرانيت |
| Yeryüzüne çıkmış muhteşem bir granit krallığın merkezidir. | Open Subtitles | نتوء صخري رائع من الجرانيت في منتصف المملكة |
| granit taş üzerinde toplaşıp ağlamanın bize iyi geleceğinden pek emin değilim. | Open Subtitles | لست متأكدة أنّ البكاء سويا فوق لوح من الجرانيت سيكون أفضل |
| O zaman belki tek elde edeceğimiz kafasını 5 tonluk granit bloğuna çarpmasını izlemektir. | Open Subtitles | حينهاسيكونعلينامشاهدتها.. تصدم رأسها في خمسة أطنان من الجرانيت |