| Sizin şehirdeki en iyi Suç bastırma ekibi olmanızı istiyorum. | Open Subtitles | أُريدُ هذه لِكي تَكُونَ أفضل وحدة إخمادِ الجريمةِ في المدينةِ. |
| Benim için oldukça zordu ve şimdi buradayım, ...Suç mahallinde. | Open Subtitles | الأمر حتى أصبح أصعب الآن عندما عدت هنا، لمسرح الجريمةِ. |
| Mahallelerde işlenen onca Suç varken destek alırsınız. | Open Subtitles | بكُلّ هذه الجريمةِ في الحيِّ، أَنا متأكّد أنك ستفهمها. |
| Görülmezler, saklanmışlardır, fakat gözlerimizdeki suçun kaynağıdırlar. | Open Subtitles | كل هذا غير مرأي، إنه مُخفى لكنه مصدرُ الجريمةِ في عيونِنا |
| Şimdiden kendimi tuzağa düşmüş hissediyorum ve suçun kaynağı nedeniyle şaşkına dönmüş. | Open Subtitles | أَحسُّ نفسي وقعت في الفخِّ وأصبحت مشوّشة بمصدرِ تلك الجريمةِ |
| -Bilgisayarları seviyorum ama her zaman suçu yerinde incelemek daha iyidir. | Open Subtitles | أحببْ تلك الحاسباتِ، لَكنَّه دائماً حَسّنْ أوضاع لرُؤية الجريمةِ في السياقِ. |
| Yeminin tamamlanmasından sonra yeraltı dünyasının tüm güçleri sana veriecek. | Open Subtitles | على إكمالِ القَسَمِ، أنت سَتَعطي السلطاتَ الكاملةَ عالم الجريمةِ. |
| Mahallelerde işlenen onca Suç varken destek alırsınız. | Open Subtitles | بكُلّ هذه الجريمةِ في الحيِّ، أَنا متأكّد أنك ستفهمها. |
| Suç dalgasının durmasını istiyor. | Open Subtitles | يُريدُ هذه الموجةِ من الجريمةِ ان تَوقّفَ فوراً. |
| Birlikte bu kentin hiç görmediği bir Suç dalgası yarattık. | Open Subtitles | سوية، احضرنا موجة الجريمةِ. مثل هذه المدينةِ لم تعرف |
| Suç mahallinden tek bir parmak izi alabildik. | Open Subtitles | نحن كُنّا قادرون على إزالة فقط بصمة إصابع واحدة مِنْ مشهدِ الجريمةِ. |
| Bu aynı Suç mahalini araştırmak ve kanıt falan bulmak gibi birşey. | Open Subtitles | سنكون كالمراسلين الاستقصائيين تَفتيش مشهدِ الجريمةِ. |
| Ve Tommy'nin Suç mahallerinde gösterdiği soğukkanlılığı sağlamak karmaşık yöntemler geliştirmek yıllar alır. | Open Subtitles | وهو يَأْخذُ السَنَواتَ لزيادة مستوى الهدوءِ والتطوّرِ الذي عرضه تومي في مشهد الجريمةِ. إنّ المغتصبَ صغير لذلك. |
| Dr. Troyun suçun profiline uyduğunu gösteren herhangi birşey. | Open Subtitles | أيّ شئ الذي يَرْبطُ الدّكتورَ تروي إلى مشاهدِ الجريمةِ الأخرى أَو يُجهّزُ بلمحةِ الحياة. |
| Elektrik kullanılarak işlenen cinayetlerin enderliği, ve işlenen suçun kompleks olması, ...suçun önceden tasarlandığını gösteriyor. | Open Subtitles | كلتا الندرة الإحصائية القتل بالصدمة الكهربائيةِ القاتلِ وتعقيد الجريمةِ أشرْ إلى a تعمد مخادع مُتَأَكِّد. |
| Bu suçun bir katı daha varmış gibi görünüyor. | Open Subtitles | يَبْدو مثل هذه الجريمةِ لَهُ a طابق ثاني. |
| Bu sayede suçun işlendiği saati farklı göstermiş. | Open Subtitles | هناك بالتَغْيير وقت الجريمةِ. |
| Ve bu suçu o işlese de işlemese de Purcell yaptı. | Open Subtitles | وسواء إرتكبَ هذه الجريمةِ أَو لَيستْ، بورسيل عَمِلَ. |
| Sullivan suçu üzerine atacak, Suç sicili olan birini arıyordu. | Open Subtitles | بَحْث عن شخص ما مَع a سجل لتَدبيس الجريمةِ على. |
| Otoritelere göre şu dakikalarda... askeri birimler bu iğrenç suçu işleyen kişinin yerini belirliyorlar. | Open Subtitles | السلطات تُطمأنُنا انه في هذه اللحظة... الوحدات العسكرية تتُعبّئُ لتَوَقُّف مرتكب هذه الجريمةِ الشنيعةِ. |
| Belki de yeraltı dünyasına geri gitmelisin. | Open Subtitles | لَرُبَّمَا أنت يَجِبُ أَنْ تَعُودَ أسفل إلى عالم الجريمةِ. |
| Phoebe, yeraltı dünyasının kraliçesi olup aynı zamanda bir Büyülü olamazsın. | Open Subtitles | حَسناً، فويب، أنت لا يُمكنُ أَنْ تَكُونَ ملكة عالم الجريمةِ وa سَحرَ واحد. |