| Gece görüşü, mesafe ölçer, parabolik mikrofon... hepsi en iyi kalite. | Open Subtitles | منظار للرؤية الليلة مع محدد مواقع وميكروفون عالي الجودة ، أيضاً |
| Eğer uyuşturucular, alkol gibi yasal olsa ve kalite standartları kontrol edilse kimin satabileceği, kime satabileceğine karar verilseydi. | Open Subtitles | إذا ما تم تنظيم الأدوية مثل الكحول، وكانت معايير الجودة التي تسيطر عليها، تحديد الجهة التي يمكن بيعها، ولمن. |
| kalite Güvence teknisyenlerinden birinin beceriksizce bıraktığı bir dizi parmak izi. | Open Subtitles | أحدهم قام بسحب بصمة متروكة من قبل أحد تقنيين ضمان الجودة |
| Bu kadar kaliteli bir özetle ödül kazanmaya ikiniz de adaysınız. | Open Subtitles | كُن على يقين أنّكما ستفوزان بالنجمة الذهبيّة بتقرير مطالعة بهذه الجودة |
| Eğer çok sayıda ve yüksek kalitede kopya üretip satıyorsanız, işte bu bir sorun. | TED | إن قمت بإنتاج الكثير جدا من النسخ عالية الجودة وقمت ببيعها، ذلك ليس محمودا. |
| Bu amatör fotoğrafların kalitesi bazen şaşırtıcı olabiliyor. | TED | ونوعية الجودة في صور هؤلاء المصورين الهواة يمكن أن تكون في أوقات ما مذهلةً جداً. |
| Portekiz parçalanmış eğitim sistemini sağlamlaştırmayı, kaliteyi artırmayı ve eşitliği sağlamayı başardı. Macaristan da aynı şekilde... | TED | كانت البرتغال قادرة علىتقويت نظامها التعليمي المشتت، والرفع من الجودة وتحسن الإنصاف، ونفس الشيء قامت به هنغاريا. |
| Ve aslında bitkilerin kök sistemleri üzerinden bir tür yüksek kalite sıvı toprak geçerek ideal besinsel ürün elde edebilirsiniz. | TED | ويمكنك الحصول على الغذاء الأمثل في الواقع عن طريق استخدام سائل تربة عالي الجودة على أنظمة جذور النباتات. |
| Ve iyi haber şu ki, dokuz yıl sonra kalite ve eşitlikte gelişmelere şahit olabilirsiniz. | TED | والخبر السار، أنه بعد 9 سنوات، يمكنكم مشاهدة التحسنالذي حصل بخصوص الجودة والإنصاف. |
| Hepsinin ortak noktası, hastalarının için kalite açısından başarılarını gerçekten önemsiyorlar. | TED | الشيء الوحيد الذي لديهم في العموم هو أنهم يهتمون بما يحققون فيما يخص الجودة بالنسبة لمرضاهم. |
| Şimdi, Gerçekten inanıyorum ki eğitimi dönüştürebiliriz, hem kalite hem boyut ve teknolojiye erişim olarak.. | TED | بالواقع، انا اعتقد حقاً اننا يمكنها نقل التعليم، من حيث الجودة وامكانية الوصول اليه، من خلال التقنية. |
| Örneğin mikroplar, skalada, yüksek kalite balık unu için harika alternatifler olabilir. | TED | الميكروبات مثلاً يمكن أن تكون بديلاً عالي الجودة كوجبة للأسماك على نظاق واسع. |
| dolayısıyla bir tür kalite kontrolüne ihtiyacımız var, kişilerin kendilerinin ve başkalarının gözden geçirmesi burada işin içine giriyor. | TED | لذا فنحن نحتاج بوضوح لنوع من الأفكار لضبط الجودة وهنا حقاً حيث تظهر فكرة مراجعة وإستعراض الأقران. |
| Neden yüksek kaliteli eğitim zenginlere özel? | TED | لماذا التعليم عالي الجودة محصورٌ بالأغنياء فقط؟ |
| Araştırma sonuçlarına göre kaliteli eğitimin önemi gerçekten abartılamaz. | TED | يعتمد أهمية التعليم ذو الجودة العالية على البرهان العلمي ولا يمكن أن يكون مبالغ فيه. |
| kaliteli eğitimi, kanıt temelli eğitimi uygulamak zor. | TED | إن تطبيق التعليم عالي الجودة والمعتمد على البرهان هو أمر صعب. |
| İlk bakışta, bir makinenin böyle yüksek kalitede orijinal müzik yaratması düşüncesi imkânsız gibi görünebilir. | TED | باللمحة الأولى، فكرة آلة تؤلف موسيقى مبتكرة عالية الجودة بهذه الطريقة قد تبدو مستحيلة. |
| Ve size söylemeliyim, eğer yüksek-tanımlı ses dinlemediyseniz, müzik marketinize gidin ses kalitesi müptelası satıcılarınıza gidin. | TED | و لابد أن أخبركم, لو لم تستمعوا إلى صوت قياسي فائق الجودة و محيطي, إذهبوا إلى لتاجر المعدات الصوتية |
| Grup şunu tartıştı: Bugün kaliteyi nasıl ölçüyoruz? | TED | المجموعة ناقشت، كيف يمكننا قياس الجودة اليوم؟ |
| Jo Anne ve ben hepsini dijitalize etmek için yeni bir proje başlattık, çok yüksek çözünürlüklü bir dijitalizasyon yapacağız, aslında bu onları korumanın da bir yolu. | TED | جو آن وأنا باشرنا في مشروع رقمنتهم جميعاً سنقوم برقمنة عالية الجودة أولاً لأنها طريقة للمحافظة عليهم. |
| İki tanesi, mineral bakımından zengin topraklarda mavi renkli çiçek üretimi için yeterli kaliteye sahip değildir. | Open Subtitles | اثنتان منها لا تتشارك فى نفس الجودة .. فى انتاج الزهور الزرقاء .. فى التربة المخصبة معدنياً |
| Bence şu an kaliteden kısma zamanı değil. | Open Subtitles | لا أعتقد أنه الوقت المناسب للتقليل من الجودة |
| Dolayısıyla, herhangi bir tekel gibi, maliyetin artması ve kalitenin düşmesi eğilimi burada da var. | TED | وكما في أي احتكار، تميل الأسعار إلى الارتفاع و الجودة إلى الانخفاض. |
| Quality Kadını zarif, ince ve çok canlı olmalı. | Open Subtitles | إمرأة مجلة الجودة يجب أن تملك الحُسن الأناقة و الطاقة |
| Şovumuz bu pazartesinden başlayarak HD kalitesinde yayınlanacak! Nasıl göründüğüne bir bakalım! | Open Subtitles | أخيراً أودّ أن أعلن أنه بداية من يوم الاثنين سيتم بث هذا البرنامج بنقاء عالي الجودة |
| Dünya vatandaşları eylemlerinin etkisini, kalitesini ve sıklığını arttırarak dünyanın her köşesine kaydolacaklar. | TED | سينضم إلينا المواطنين العالمين من تحت كل حجر في بقاع الأرض مما سيزيد التواتر و الجودة وأثر عملهم. |
| Bugün yaygın olan kalabalıklarla bu hayat kalitesine sahiden erişebilir miydik? | TED | هل بامكاننا تحقيق هذه الجودة في الحياة في هذه الكثافة الطاغية اليوم؟ |