| İnsanları birbirine yaklaştırma konusunda yas ve travma gibisi yoktur. | Open Subtitles | لا يوجد شيء مثل الحزن و الصدمة يجمع الناس ببعضهم مجددًا |
| İnsanları birbirine yaklaştırma konusunda yas ve travma gibisi yoktur. | Open Subtitles | لا يوجد شيء مثل الحزن و الصدمة يجمع الناس ببعضهم مجددًا |
| Bizi acı ve üzüntüden korumak için annemin bize üzücü filmlerin sonunu izletmediğini söyledi. | Open Subtitles | واخبرتنى ان امى اعتادت ان لا ترينا نهايه الافلام الحزينه لتقينا الحزن و الالم |
| Bu kitap aileme acı ve sefaletten başka bir şey getirmedi. | Open Subtitles | هذا الكتاب لم يجلب سوى الحزن و البؤس لعائلتي |
| O evin her yerinde kardeşlerimin anısının olması, o mutsuzluk ve mücadele. | Open Subtitles | العيش في ذلك المنزل بوجود روح اخواي فوق كل شيء الحزن و الصراع |
| Bu evde çok fazla mutsuzluk ve acı yaşanmış. | Open Subtitles | هنالك الكثير من الحزن و الألم في هذا البيت |
| Biliyorsun babaların hayatında böyle bir günde hüzün ve mutluluk birbirine karışır. | Open Subtitles | أتدركين أن مثل هذا اليوم في حياة الأب الحزن و البهجة |
| Neden kasvetli ve üzüntülü burası? | Open Subtitles | لم الحزن و الاكتئاب؟ |
| Yatağını acı ve tatlı gözyaşlarınla lekeliyorsun | Open Subtitles | بسريرك وصمة عار من الحزن و الدموع و العرق |
| Hüzün, acı ve sevinç dolu olarak geri geldin. | Open Subtitles | داركوس , كم هو مؤلم إذا طغت مشاعر الحزن و الفرح |
| Ama bu yine de acı ve kederi azaltmaz. | Open Subtitles | ...حسناً، لكنّ الحزن و الألم سيبقى |
| hüzün ve acıyı ifade etmek için bir çok yol var. | Open Subtitles | هنالك العديد من الطرق للإعراب عن الحزن و الألم |
| JoJo'yu sardı bir hüzün ve yalnızlık kâbusu. Ve babası tarafından anlaşılmama duygusu. | Open Subtitles | بعد ذلك , ( جوجو ) تسلل خارجاً و هو يشعر بالوحدة الحزن , و للأسف أساء فهم والده |
| Neden kasvetli ve üzüntülü burası? | Open Subtitles | لم الحزن و الاكتئاب؟ |