| Doktor, ikizlerimizden, Thomas'ın ölümcül bir kusur olan anasefalisi olduğunu söyledi. | TED | شرح الدكتور أن واحدًا من التوأمين، توماس، كان لديه عيب خلقي مميت يُدعى انعدام الدماغ |
| Gort. Şimdi, sevgili Doktor güzel kızınızı dışarı çıkaracağız. | Open Subtitles | لكن ،حان الوقت عزيزي الدكتور أن أخرج إبنتك الرائعة من هنا |
| Doktor, bunları her kullandığımızda tüm dünyaya hasar verdiğini söyledi. | Open Subtitles | قال الدكتور أن كل مرة نستخدم فيها أحد هذه الأجهزة فإننا ندمر العالم بأسره .. |
| Doktor, bunları her kullandığımızda tüm dünyaya hasar verdiğini söyledi. | Open Subtitles | قال الدكتور أن كل مرة نستخدم فيها أحد هذه الأجهزة فإننا ندمر العالم بأسره .. |
| Her halükarda sonu gelirdi. Doktor, o ailenin ömrünün sınırlı olduğunu söyledi. | Open Subtitles | كان كل شئ سينتهي رغم كل شئ فقد قال الدكتور أن دورة حياة العائلة قصيرة |
| Doktor evrenin muazzam boyutta ve... ve saçma sapan olduğunu söylemişti, bazen de mucizeler olurmuş. | Open Subtitles | ,لقد أخبرني الدكتور أن الكون جد رحب و أنه سخيف أيضا و أحيانا تحدث المعجزات |
| O Doktor ara sıra kendi üstünde denesin o zaman. | Open Subtitles | حسناً ، على ذلك الدكتور أن يجرّبه على نفسه في وقت ما |
| Onaylanmış bir sabit nokta. Doktor, her zaman orada ölmeli. | Open Subtitles | إنها نقطة ثابتة مؤكدة يجب على الدكتور أن يموت دائما حينها |
| Doktor sizinle konuşmamı istedi, evet. Arkadaşınız daha iyi. | Open Subtitles | طلب منّي الدكتور أن أتحدث إليكم صديقتكم أصبحت أفضل |
| Doktor, kolayca savunulacak bir yere gidin dedi. | Open Subtitles | لقد أخبرنا الدكتور أن نذهب الى مكان يسهل الاحتماء فيه |
| Bilirsin Doktor diyor ki her hasta program için büyük öneme sahip. | Open Subtitles | أتعلم، يقول الدكتور أن كل مريض يعتبر عنصر مهم جداً للبرنامج. |
| Doktor bebeğin hiç şansı olmadığını söyledi. | Open Subtitles | لقد قال الدكتور أن الطفل لم تكن لديه فرصة أبداً |
| Her neyse, Doktor onu kucağımda tutmamı... ve arabayı Clara'nın sürmesini söyledi. | Open Subtitles | ..ثم طلب مني الدكتور أن أحملها في حضني و أدع "كلارا" تقود السيارة إلى المستشفى |
| Doktor, Tardis'in telepatik olduğunu söylemişti. | Open Subtitles | - لقد قال الدكتور أن التارديس بها قوى نفسية .. |
| Doktor'la kurulan yoğun ilişkinin nasıl olabileceğini biliyorum. Ve burnumu soktuğumu düşünmeni istemiyorum. | Open Subtitles | أعرف كم يمكن للعلاقة مع الدكتور أن تكون انفعالية،ولاأريدكأنتشعريأننيأتطفل... |
| Doktor'un karşı koyamayacağı bir tuzak. | Open Subtitles | هو فخ لم يستطع الدكتور أن يقاومه |
| Doktor alyansımı kesmek zorunda kaldı. | Open Subtitles | كان على الدكتور أن يقطع الدبلة من يدي |
| Doktor bunun imkansız olduğunu söylemişti. | Open Subtitles | قال الدكتور أن هذا مستحيل |
| - Doktor karışmayın dedi! | Open Subtitles | -لقد طلب منا الدكتور أن نبقى هنا |
| Doktor dayanıklıymış dedi. | Open Subtitles | قال الدكتور أن جسده قوي |