| Bu öncüler, berber ve sağlıkla birlikte benim profesyonel kariyerimin önünü açtılar ve Şikago'da bir tıp fakültesine başladım. | TED | مهد هؤلاء الرواد الطريق من أجل رحلتي المهنية مع صالونات الحلاقة والصحة، التي بدأت في شيكاغو في المدرسة الطبية. |
| Ama öncüler alçak gönüllü olmalıdır. | Open Subtitles | لكن على الرواد أن يكونوا متواضعون وغير أنانيين |
| Sonrada yeğenine öncüler hakkında rapor hazırlamakta yardım etmesi gerekmiş. | Open Subtitles | ثم كان لا بد أن يساعد أبنة أخته بتقريرها عن الرواد. |
| Bu yöntemi kullanarak, sektörün öncüleri bugün katmanlarla hücre oluşturuyor. | TED | باستخدام هذه العملية الرواد في الصناعة يقومون الان بتصفيف الخلايا اليوم |
| Astronotların bu yeni manzara, bu yeni bakış açısı, bu yeni görsel hakikat ile tamamen değiştiklerine inanıyorlar. | TED | يعتقدون أن الرواد قد تغيروا للأبد بسبب هذا المنظر الجديد، وهذا المنظور الجديد، وهذه الحقيقة المرئية الجديدة. |
| Diyelim ki suya ihtiyaç duyacak astronotlar göndermek istiyoruz. | TED | افترض انه نريد ان نرسل رواد فضاء. هؤلاء الرواد يحتاجون للماء. |
| Evet. Çevredeki Öncü sanatçılardan biri. | Open Subtitles | نعم، إنه أحد الفنانين الرواد الذين عاشوا هنا |
| Bu durum sizi, neden bu öncülerin başarısız olduğunu düşünmeye itebilir. | TED | هذا يجعلنا نتسائل لماذا فشل هؤلاء الرواد. |
| - Diğer astronotlarla konuşmayı şimdi bitirdim. | Open Subtitles | مرحباً. إذاً، لقد انتهيت للتو من التحدث إلى الرواد الآخرون |
| Hepsini kendilerine istediler. Ancak, ilk öncüler karşı koydular. | Open Subtitles | لقد أرادوا الكوكب بأكمله لنفسهم لكن الرواد الأوليين حاربوا |
| Yani bu insanlar, torunları dünyanın geri kalanını şenlendirmeye devam edecek aradığım öncüler olabilir mi? | Open Subtitles | فهل هؤلاء الأشخاص هم الرواد الذين أبحث عنهم، ومن نسلهم مُلئ العالم؟ |
| Tıpkı Amerika? nın batısına yerleşen öncüler gibi. | Open Subtitles | مثل الرواد الذين استوطنوا الغرب في الولايات المتحدة |
| Daniel Boone, Lewis ve Clark bunlar öncüler tamam mı? | Open Subtitles | .. دانيل بوني ولويس وكلارك هؤلاء الرواد, حسناً؟ |
| Ancak Dr Hayden ve Özel Olimpiyatların kurucusu Eunice Kennedy Shriver gibi öncüler direndi, ve Özel Olimpiyat sporcuları onları haklı çıkardı tam dört buçuk milyon kere | TED | لكن الرواد مثل الدكتور هايدن ويونيس كينيدي شرايفر، مؤسسا الألعاب الأولمبية الخاصة، ثابرا وواظبا على ذلك، وأثبت لاعبوا الأولمبياد الخاص أنهم على حق أكثر من أربعة ملايين ونصف مرة. |
| Bu bayan yazarın en ünlü eseri, "Ey öncüler!" | Open Subtitles | هذه الكاتبة التي أشهر أعمالها الرواد |
| Bu bayan yazarın en ünlü eseri, "Ey öncüler!" | Open Subtitles | هذه الكاتبة التي أشهر أعمالها الرواد |
| Hadi bu teknik mucizeyi mümkün kılan öncüleri hatırlayalım. | TED | فلنتذكر أولائك الرواد الأوائل الذين جعلوا من هذه المعجزة التقنية ممكنة. |
| Bildiğiniz gibi bu adamlar bu isin öncüleri. | Open Subtitles | وأنتم تعلمون بأن هؤلاء الرجال هم الرواد في هذا المجال |
| Astronotların, Hubble'ı onarmak için çözüm bulabilmesi üç yıl boyunca sürebilecekmiş. | Open Subtitles | ستكون ثلاث سنوات طويلة قبل أن يعود الرواد ومعهم علاج لتيليسكوب هابل المعتل |
| Astronotların başarısız olma ihtimallerinin olduğunu biliyorum o zaman ne diyeceğiz? | Open Subtitles | أعلم أن الرواد قد لا ينجحوا، ومن ثم ماذا سنقول؟ |
| Diğer astronotlar beni sıkıca tutup bir iğne yaptılar. | Open Subtitles | الرواد الأخرون تمسكوا بي وأعطوني كأس خمر |
| Bakın, mercan emilimi yavaş fakat Öncü kemik kökhücreleri için yapı iskelesi gibi etkilidirler. | Open Subtitles | أترين, إرتشاف المرجان بطئ ولكن فعال كدعامة لخلايا الرواد العظمية |
| Büyük öncülerin yöntemleri tutucu kafaları hep karıştırmıştır zaten. | Open Subtitles | حسنا، طرق الرواد العظماء حيرت العقول التقليدية في أغلب الأحيان |
| - Dr. Haroun, diğer astronotlarla da konuşmam gerek. | Open Subtitles | (د. هارون)، أود التحدث إلى الرواد الآخرين رجاء |