Doktor o. Tüm zaman ve mekân içinde herhangi bir yerde olabilir. | Open Subtitles | إنه الدكتور بامكانه أن يكون في أي مكان في الزمان و المكان |
Hava kirliliği, küresel ısınma bütün bunlar sonuçları zaman ve uzayda uzak bir mesafede. | TED | التلوث, الاحترار العالمي, و هكذا أشياء, آثارها بعيدة في الزمان و المكان. |
Bu zaman ve mekanda azlettiğim ruhumu al ben karanlık ruha giderken benimkini de geri ver. | Open Subtitles | في هذا الزمان و المكان خُذ الروح التي أستبدلها الآن أحضِرها للمستقبل بينما أعود لأسكن الرّوح المليئة بالشرور |
Hayır, hayır, hayır-- sadece yeri ve zamanı ver. | Open Subtitles | لا، لا، لا حددي فقط الزمان و المكان |
Hayır, hayır, hayır-- sadece yeri ve zamanı ver. | Open Subtitles | لا، لا، لا حددي فقط الزمان و المكان |
Ben tüm uzay ve zamanda var olurum ve sen, konuşursun, etrafta koşar, eve sokaktan hayvan getirirsin. | Open Subtitles | أنا أعيش عبر الزمان و المكان و أنت تتكلم و تركض في الأنحاء و تحضر المتشردين |
Uzay ve zamanın yapısını püskürtür ve solucan deliğinin yerçekimi ile ezilmesini önler. | Open Subtitles | و تتنافر مع نسيج الزمان و المكان و تمنع الجاذبيّة من سحق ثُقب دودىّ |
O zaman ve uzayın efendisiydi Kara delikleri falan biliyordu | Open Subtitles | هو سيد الزمان و المكان يعرف عن الثقوب السوداء |
Düşüncelerimizi, psişik kaplara koyar, zaman ve uzaya içinde gönderirdik. | Open Subtitles | نقوم بتغليف الأفكار في صناديق نفسية و نرسلها عبر الزمان و المكان |
İçi dışından daha büyük bir kulübenin içindeyiz, - ...ve zaman ve mekânda yolculuk ediyoruz? - Temelde evet. | Open Subtitles | اذا نحن في صندوق حجمه أكبر من الداخل و يسافر عبر الزمان و المكان |
Sakın bana ders vermeye kalkma, mavi kulübeli adam zaman ve uzayda uçan tuhaf adam. | Open Subtitles | لا تعطني محاضرة يا صاحب الصندوق الازرق المسافر عبر الزمان و المكان بسبب نزوة |
Ayrica 21. yüzyılda uzay ve zaman ve kozmoloji üzerine düşüncelerimiz ile toplum üzerine düşüncelerimiz de evrimleşmeye devam edecek. | TED | و أيضاً في القرن الواحد والعشرين، طريقنا بالتفكير عن الزمان و المكان و علم الكونيات، طريقتنا بالتفكير عن المجتمع ستتجه للتطور تدريجياً. |
Görseller zaman ve mekan dışında var. | Open Subtitles | الأفاتار يتواجد خارج الزمان و المكان |
Formül bu gerçekliğin ötesine geçer bütün zaman ve mekanın ötesine geçer. | Open Subtitles | تجاوزتالمعادلةتلكالحقيقة... تجاوزت كل الزمان و المكان ... |
Olup olmayacağı değil, yeri ve zamanı. | Open Subtitles | و هذا قد يحدث حيث الزمان و المكان |
Bu önemli. Hiç boşluğu ve zamanı aştınız mı? Evet. | Open Subtitles | - هل تعديت حدود الزمان و المكان من قبل؟ |
Yeri ve zamanı sen belirle. | Open Subtitles | سمّ الزمان و المَكان. |
Araştırmalarımız bizleri, solucan deliklerinin dünyasından ve onların birer zaman makinesi olabilmeleri olasılığından, uzayda seyahati ve zamanda yolculuğunu, bir paranın iki yüzü kılabilecek teknolojilere uzandık. | Open Subtitles | أخذتنا رحلتنا الإستكشافية عبر عالم من الثقوب الدودية و إمكانية أن يكونوا آلات زمن و نحن الآن نبحث عن التكنولوجيا التي ربما .. تجعل من السفر عبر الزمان و المكان وجهان لعملة واحدة |
bu çekim gücünün olduğu yerde, uzay ve zamanın bir kısayolunu yaratma şansı olabilir. | Open Subtitles | و حيثُ توجد الجاذبيّة القويّة ثمة فُرصة ابتكار طريق مُختصر .عبر الزمان و المكان |