| Sauna Çin uzay programında çalışan bir mühendis tarafından tasarlandı. | Open Subtitles | وقد صمم الساونا مهندس من البرنامج الصيني الفضائي |
| Sauna ve havuz beraber hazır olacak. Endişe etmeyin. | Open Subtitles | سنقوم ببناء الساونا وحمام السباحه معا , لا تقلق |
| Eğer yatacak bir yerin yoksa git caddenin karşısındaki saunada yat. Yiyecek bir şeyler al! Al şunu. | Open Subtitles | إذا لم يكن لديك مكان في لتبيت به إذهب إلى حمام الساونا في نهاية الشارع و إشتري أي شيء لتأكله |
| En sevdiğim kısım Jacob'ın, Rachel'ın babasıyla saunada olduğu sahneydi. | Open Subtitles | جزئي المفضل, هو ذلك الجزء عندما قطع جيكوب علاقته بوالد رايتشل في حمام الساونا |
| Doktorum buhar ve saunayı kesinlikle yasakladı. | Open Subtitles | طبيبي ذكر البخار و الساونا تحديدأ من ضمن الممنوعات |
| -Önemli değil. Oda sizin. Biz saunaya gidiyoruz. | Open Subtitles | الغرفة لكم نحن ذاهبتان إلى غرفة الساونا هل تريدون الانضمام إلينا ؟ |
| Ayrıca, Saunadaki ateşli görüşmemizde haşlanmış yumurta yedikten sonra meydana gelen Gae Lan*'ı mızı da düşünmeliyiz. | Open Subtitles | و ايضاً بعد اجتماعنا العاطفي في الساونا لقد اكلنا البيض و علينا ان نفكر في بيضنا |
| Sauna odasında vücudumdan ter attığımı da söylemiştim ama asıl önemli olan bebek meseleydi. | Open Subtitles | ,حسناً,لقد ذكرت ايضاً انى قد ترطدت من تجربة الهيئة فى حفلة الساونا لكن الطفل كان خبر كبير |
| Umarım İsveç hapislerinde Sauna vardır. | Open Subtitles | ويحدوني الأمل في أن لديهم حمامات الساونا في السجون السويدية. |
| Havayı kontrol için geldiysen 38. kat Sauna gibi oluyor. | Open Subtitles | اذا كنت هنا لتتحقق من الهواء فهي مثل الساونا في الطابق الـ 38 |
| - Hemde ne sıcak. Sauna gibi. - Pencereye dokunma sakın adamım. | Open Subtitles | إنه مثل الساونا لا تلمس النافذة |
| - Yoksa içerisi Sauna gibi oluyordu. - Karakışlar hariç. | Open Subtitles | لأن الجو كان حاراً كغرفة الساونا - عدا أنه كان قاتل الشتاء - |
| Düşünüyordum da belki Sauna üzerinde çalışarak boş vaktini değerlendirebilirsin. | Open Subtitles | ...كنت أفكر ربما تستغل هذا الوقت لتعمل على الساونا |
| Su spalardan birinde yer ayirtti, ve saunada kalp krizi gecirdi. | Open Subtitles | فذهب إلى إحدى تلك المنتجعات و أصيب بذبحة صدرية في غرفة الساونا |
| Ama bunları düşünmek için geçti çünkü o bana saunada sakso çekmişti. | Open Subtitles | يصل متأخرا لأنه كان يمص لي قضيبي في الساونا |
| Sizin için 24 saattir uyumadı, siz de saunada ona alkol mü veriyorsunuz? | Open Subtitles | -ما مشكلتكم؟ إنّه مستيقظ منذ أكثر من 24 ساعة وتجعلونه يشرب في الساونا! |
| Eğer benimle saunada takılmak istemiyorsanız, işinize gücünüze bakın. | Open Subtitles | إلا إذا كنت تريد أن تقضي بعض الوقت معي في الساونا.. لا تتردد في الذهاب وقضى يومك |
| Saat akşam 7.30'dan sonra saunayı kimse kontrol etmemiş. | Open Subtitles | لم يتفقد موظف الفندق على الساونا بعد الساعة 7: 30 مساءً |
| Eğer buraya havayı kontrole geldiysen, 38. katta saunayı aratmıyor. | Open Subtitles | اذا كنت هنا لتتحقق من الهواء فهي مثل الساونا في الطابق الـ 38 |
| saunayı kullanabiliriz. | Open Subtitles | ونحن يمكن أن تسخين الساونا. |
| saunaya gidiyoruz. | Open Subtitles | نحن ذاهبتان إلى غرفة الساونا هل تريد الانضمام إلينا ؟ |
| Saunadaki fırının arkasında. | Open Subtitles | انها وراء الفرن في الساونا |
| Samanda iğne aramak gibi. Sırf hamam parasına üzülüyorum. | Open Subtitles | ،كمن يبحث عن قرن لكلب دفعت للتو رسوم الساونا |