| Aslında onlara miso ve Susam dökülerek çeşitlendirilir, bu nedenle bizim sürüm kadar tatlı değil. | TED | هي بنكهة عجينة الميسو و السمسم ، حتى انهم ليسو بالطعم الحلو لنسختنا. |
| Çok garip ama benim de o gün canım Susam şurubu istemişti. | Open Subtitles | اتعجب لقد كنت أشتاق لبعض شوربة السمسم في ذلك اليوم |
| Susam tohumlu cila, çelik kuşaklı turşu ızgara derili iç mekan ve kaputun içinde.. | Open Subtitles | التقفيل النهائى بحبات السمسم اطارات من المخلل الفولاذى مفروشة من الداخل بالجلد المشوى اما المقدمة |
| Yanında susamlı kraker alır mısın? | Open Subtitles | ما رأيك بتناول بعض بسكويت السمسم مع الشاي؟ |
| Birinin iştahı olmadığında... susamlı lapa mı yapılırdı? | Open Subtitles | عندما لايكون لدى الشخص شهيه .. عصيده السمسم مفيده ؟ |
| O yüzden havuçla karıştırır, Susam yağında hafifçe sotelersin. | Open Subtitles | بعدها نقوم بمزجه مع الجزر و نقليه بزيت السمسم |
| Limon suyuyla nasıl kaynaştığına bak, kavrulmış Susam yağı ve tavuğun çıtırlığıyla mükemmel uyumuna bak.Gerçekten inanılmaz. | Open Subtitles | أنظر كيف مزج عصير الليمون مع زيت السمسم مع قطع الدجاج، إنه مذهل بحق |
| Dünyanın Susam tohumlarını sağlayan üç ülkesinden ikisinin yüksek ağustos böceği nüfusuna sahip olması ne komik tesadüf ama, değil mi? | Open Subtitles | مصادفة غريبه أن اثنان من أكثر ثلاث دول منتجة لبذور السمسم لديهم عدد هائل من حشرات الزيز، أليس كذلك؟ |
| Ve Susam Sokağı karakterlerini öldürmekle ilgili şakalar yapmamaya çalış. | Open Subtitles | و حاولي ان لا تقولي نكاتا عن شخصيات شارع السمسم القاتلة بقدر استطاعتك |
| Susam sosu ve erişteyi karıştırıp yeme. | Open Subtitles | بأن صلصلة السمسم و المعكرونة لن يتم خلطهما معًا أبدًا. |
| İç organlarınızı söküp simidime Susam olarak serpmeden önce evimden defolun gidin. | Open Subtitles | اخرجوا من بيتي قبل ان اجعلكم تغضبون و انثركم كحبات السمسم فوق الكعك |
| Sade kahve, Susam tohumlu, kuru, ve çifte kavrulmuş. Yani iğrenç. | Open Subtitles | القهوة السوداء، بذور السمسم الخبز الجاف، توست مضاعف إجمالي |
| Çocuklarımızı dünyanın çirkinliklerinden korumak için o kadar endişeliyiz ki, şu an onları, "Susam Sokağı"'ndan korumaya çalışıyoruz. | TED | نحن جزعون جدًا بسبب توقنا إلى حماية أطفالنا من قباحة هذا العالم لدرجة أننا يمكن أن نمنعهم من مشاهدة "شارع السمسم." |
| Orijinal Susam Sokağı'nın içeriği çocuklar için uygun değil. | TED | المحتوى الأصلي لـ "شارع السمسم". ليس مناسبا للأطفال! |
| Susam Sokağı telefonuyla oynarken çok şeker değil mi? | Open Subtitles | أليس جميلا وهو يلعب بتلفون شارع السمسم |
| Dr Robbins de kurbanın ağzında Susam buldu. | Open Subtitles | الدكتور " روبنز " وجد بذور السمسم في فم الضحية |
| Kayısı reçeli susamlı krakerle hiç iyi gitmez. | Open Subtitles | معجون المشمش لا يوضع أبـدا مـع بسكويت السمسم |
| Sol elinle mısır ekmeğine beyaz susamlı şekerlerden yerleştirip gün doğmadan kara ineğe yedirmelisin. | Open Subtitles | أعطي بقرة سوداء حلوى مصنوعة من السمسم الأبيض ملفوفة بخبز دقيق الذرة وأطعميها بيدك اليسرى قبل بزوغ الشمس |
| Güneş doğmadan önce sol elinle ekmeğe yerleştireceğin beyaz susamlı şekeri bir kara ineğe yedir. | Open Subtitles | أعطي بقرة سوداء حلوى مصنوعة من السمسم الأبيض ملفوفة بخبز دقيق الذرة وأطعميها بيدك اليسرى قبل بزوغ الشمس |
| İki bütün biftek,özel sos,salatalık peynir,turşu,soğan i susamlı çörekon | Open Subtitles | قطعتا لحم، صلصة، خس جبن، مخلل، بصل على كعكة السمسم... |
| Pastırmalar orada, birazcık da susamlı kurabiye var. | Open Subtitles | توجد وجبة "برسكيتو" هناك بعض مكرونة السمسم المتبقيّة |