| Tamam, kuzeyde buraya bir kaç saat uzaklıkta. | Open Subtitles | حسنا . مزرعتى على بعد ساعتين فى الشمال من هنا |
| kuzeyde köle ticareti yaparlar. Hartum'da, Sudan'da ya da herhangi bir yerde olabilir. | Open Subtitles | تجارة الرقيق في جميع أنحاء الشمال من الممكن ان ابنتك موجودة في السودان او مكان اخر |
| Buradan yaklaşık bir mil kuzeyde bir kulübem var anne, yarın malzemeleri getiririm. | Open Subtitles | أنا حصلت على المقصورة نحو ميل الى الشمال من هنا، يا أماه. رقم أنا ستعمل جلب إمدادات غدا. |
| Şimdi geriye doğru gidelim ve sizi Dünya'nın kuzey Kutbu üzerinde bir uyduya koyalım ve kuzeyin yukarıda olduğunu düşünün. | TED | دعونا نسلط الضوء على طريق العودة ونضعك في قمر صناعي صغير فوق القطب الشمالي من الأرض و اعتبر أن الشمال من فوقك. |
| Sonra o tekrar gitti, kuzeye, geldiği yere döndü | Open Subtitles | ومن ثم رجع مجددا إلى الشمال من حيث ما أتى |
| - Efendim, buranın kuzeyinde bir yerde. | Open Subtitles | سيدي , إنه في هذا الموقع الموجود في الشمال من هنا |
| Burası benim şehrimin 3 km kuzeyindeki mimari zırvalığın asteroid kuşağı olmakta. | TED | تعلمون ، هذا يحدث ليكون حزام الكويكبات من القمامة المعمارية على بعد ميلين إلى الشمال من بلدتي |
| Bir araba bulduk ama birkaç mil kuzeyde yakıtı bitti. | Open Subtitles | ولكنها تعطلت في الطريق على بعد بضعة أميال إلى الشمال من هنا |
| Bir araba bulduk ama birkaç mil kuzeyde yakıtı bitti. | Open Subtitles | ولكنها تعطلت في الطريق على بعد بضعة أميال إلى الشمال من هنا |
| Sizin gibi orospu çocuklarından en kuzeyde de biz varız. | Open Subtitles | نحن أبعد الى الشمال من من اي واحد منكم ايها اللعناء |
| Bayanlar ve baylar, hâlihazırda buradan daha kuzeyde, kuzey Kutbu'nda bulunan insanlar eriyen bu buzulların avantajlarından çoktan yararlanmaya başladı. Son 10, 20, 30.000, 100.000 yıldan beri buzlarla kaplı alanlardan kaynakları çoktan çıkarmaya başladılar. | TED | سيداتي سادتي، هناك أناس حالياً إلى أقصى الشمال من هنا في القطب الشمالي بدؤوا باستغلال ذوبان الجليد هذا، يستخرجون الموارد من أماكن بقيت مغطاة بالجليد لـ 10، 20، 30 ألف، 100 ألف عام. |
| Buradan 15 mil kuzeyde, | Open Subtitles | على بعد15 ميل الى الشمال من هنا |
| Buradan yaklaşık 19 kilometre kuzeyde. | Open Subtitles | انا على بعد 12 ميل باتجاه الشمال من هنا |
| İlk turda, kendi yerine Güney Üsse oy vererek kuzey'i başarılı bir şekilde ilerlemekten alıkoyuyorlar. | TED | في الجولة الأولى، يصوتون للقاعدة الجنوبية بدلاً من قاعدتهم، وينجحون بمنع الشمال من التقدم. |
| kuzey yıldızından dünyaya düşen tuhaf bir maden. | Open Subtitles | هذا معدن غريب الذي سقط في الشمال من النجمة الشماليه |
| Diyordum ki Golfstrim'in tropikal suları Atlantik'in öbür tarafından Florida'dan kuzeye ilerlerler... | Open Subtitles | كما كنت أقول أن المياه الأستوائية في تيار الخليج تتحرك باتجاه الشمال من فلوريدا و تعبر المحيط الأطلسي |
| Buradan altı kilometre kuzeye gidince Discovery Park. | Open Subtitles | ثلاثة اميال الى الشمال من هنا. هذا منتزه ديسكوفري |
| Tropik kuşağın bu kadar kuzeyinde bu tür ormanlara nadiren rastlanır. | Open Subtitles | نادرا ما توجد الغابات اقصى الشمال من المناطق المداريه |
| Buranın üç kilometre kuzeyinde eski, terk edilmiş bir avcı kulübesi var. | Open Subtitles | هناك مقصورة قديمة ومهجورة للصيد نحو ميلين الى الشمال من هنا |
| Peki oranın kuzeyindeki hastaneden ne haber? | Open Subtitles | ماذا عن المستشفيات التي تقع إلى الشمال من هناك؟ |
| - Kızılderililer yol açma tayfasının 8 kilometre kuzeyindeki keşif ekibine saldırmış. | Open Subtitles | "الهنود"، هاجموا فرقة مسح الأراضي 5. أميال إلى الشمال من خفض الانتاج |