| Hayır neden hala yıldırım kafama inmedi diye merak ediyorum. | Open Subtitles | كلا، إني أتسائل فحسب لما لم تضربني الصاعقة حتى الآن؟ |
| Babamın hep söylediği yıldırım çarpması. | Open Subtitles | تَعْرفُ ما أَبَّ يَتحدّثُ عن دائماً، الصاعقة. |
| Belki de sorun o şimşeği henüz hissetmememdir. | Open Subtitles | ربما لأنني لم أشعر بتلك الصاعقة لحد الأن |
| Keşke sana taşıttığı şu kütüklere Şimşek çarpsa da hepsini yaksa! | Open Subtitles | ليت الصاعقة تضرب هذه الأخشاب التي عليك و تكويمها و تحرقها |
| Thunderbolt kazanamaz, çünkü kazanan ırktan gelmiyor. | Open Subtitles | لايمكن أن يفوز الصاعقة لأنه لايأتي منسلالة فائزة. |
| yıldırım düştüğünde toprağa olan şey gibi. | Open Subtitles | هذا ما يحدث للرمال عندما تضربها الصاعقة. |
| Karşılık olarak da 100 kişiden daha azına yıldırım düşüyor. | Open Subtitles | مُقارنةً بأقَّل من 100 شخص تضربهُم الصاعقة في السنة |
| Bir hafta içinde Almanlar, uçaklarla desteklenen yıldırım Birlikleri ile büyük. bir karşı taarruz başlattılar. | Open Subtitles | خلال اسبوع.. شن الألمان هجوم مضاد شامل بوحدات من الصاعقة تدعمها الطائرات |
| Yıllar önce yıldırım bu noktaya düştüğünü Duyduk. | Open Subtitles | نسمع أن الصاعقة أصابت هذه النقطة منذ سنوات |
| Üzgünüm ahbap, ama bilirsin, seni incitmek istemezdim, sana yıldırım çarpsın istemezdim, ama işte... | Open Subtitles | أنا آسف،لم أقصد أن أجرحك لم أقصد بأن يكون هذا مثل وقع الصاعقة عليّك |
| Kalkanına şimşeği gizleyip, kullandı bizi. | Open Subtitles | ، لقد وضع الصاعقة في الدرع ! وقام بإستغلالنا |
| şimşeği kalkanıma sakladın. | Open Subtitles | لقد وضعت الصاعقة بدرعي، لماذا؟ |
| Luke yaptı! şimşeği kalkanın içine koydu ve bizi kullandı. | Open Subtitles | لقد وضع الصاعقة في الدرع، وقامبإستغلالنا! |
| Şimşek gibisi kesinlikle yoktur. | Open Subtitles | نعم , لابد أنها أعجبتني الصاعقة هل أنا كذلك ؟ |
| O dövmeyi yaptırdığından beri bu kadar aptallık ettiğini görmemiştim. Şimşek o. Ekstra güçleri var. | Open Subtitles | منذ أن رسمت ذلك الوشم على جسدك إنها الصاعقة المشعة مع بعض القوى الإضافية |
| Bir insanın kalbini hafife alıp onu göremediğin için yok sayarsan seni Şimşek çarpar! | Open Subtitles | وتجاهلته بهذه الطريقة لانه لا يمكنك رؤيته فستضربك الصاعقة |
| Diğer jokeylerin hepsine rüşvet verip Thunderbolt'a karşı kaybetmelerini sağladım. | Open Subtitles | لذلك, رشوت جميع الفارسين لكي يفوز الصاعقة |
| Oğlum, söyleyeceklerim seni Şok edecek. Ben öldürüldüm. | Open Subtitles | بني, لدي بعض الأخبار الصاعقة لقد مت قتلاً |
| Belki de yıldırımın aynı noktaya iki kez düşmeyeceğine inanıyordur. | Open Subtitles | أجل... لعلّه لا يؤمن بأنّ الصاعقة ستصيب المكان نفسه مرّتين |
| Raikiri! | Open Subtitles | الحافة الصاعقة! |
| Yukarı doğru giden yıldırm bulutlara çaktığında, şehre direk geri çakan daha fazla yıldırımı tetikler. | Open Subtitles | عندما تضرب الصاعقة عاصفة السحاب، فإنها تولّد برقاً ينطلق مباشرةً عائداً للمدينة. |
| Artık en çok nefret ettiğim şeyler listesinde birinci sırada bayıltıcı silahlar var. | Open Subtitles | البنادق الصاعقة هي رقم واحد معظم الشيء الوحيد الذي أنا أكره الآن. |
| Her şeye rağmen o yıldırıma inanmadım. Kendi gözlerinizle gördünüz. | Open Subtitles | نعم, كأن صاعقة نزلت عند قدمي, ولكن لم تهزني الصاعقة |
| Şimşekten kaçsan bile benden kaçamayacağını söylemişti. | Open Subtitles | قالت لي حتى و ان تفاديت الصاعقة فل اتفاداها |
| Thundercat'lerin lordu olarak halkımı korumak benim görevimdir. | Open Subtitles | ,بصفتي ملك القطط الصاعقة فإنه من واجبي حماية شعبي |