| yalnızlık da en az arkadaşlık kadar keyif verici olabilir. | Open Subtitles | العزله ممكن ان تكون حكمه كما ان الرفقه مبهجه |
| - Bütün saygımla Çavuşum, ama yalnızlık köşesine ihtiyacımız yok. | Open Subtitles | مع كامل احترامي, لا اظن بأننا "بحاجه إلى "مناطق العزله |
| Bizim yalnızlık köşesine ihtiyacımız yok. | Open Subtitles | انتظر تلك هي مناطق العزله لا نحتاج إلى مناطق العزله |
| Halk belki de bir izolasyon içinde yaşarken bir şeyin etkisiyle kendilerini daha ileri bir teknolojinin içinde bulmuşlar. | Open Subtitles | المجتمع قد يكون نشأ في العزله ، وتأثر في وقت لاحق بشيء قاده فجأة للقفز الى تكنولوجيا أكثر تقدما |
| İzolasyon tesisinizi denetlemem gerekecek. | Open Subtitles | سأحتاج لتفتييش وسائل العزله |
| İki gün içinde, Çin ile BM ticaret anlaşması imzaladı 50 yıllık izolasyonu sona erdiren, kültürel olarak olmasa ticari yönden 1,5 milyon yeni müşteriye kapılar açıldı. | Open Subtitles | في خلال يومين ستوقع الصين علي معاهده التجاره الدوليه و ستنهي 50 عاما من العزله ليس الثقافيه فقط و لكن التجاريه ايضا و ستنفتح الابواب علي 1.5 مليار مستهلك |
| Protokol izolasyonu, no one will. | Open Subtitles | البروتوكول العزله ، لا يمكن لأحد. |
| Bu özgürlük ve yalnızlık onun gücü. | Open Subtitles | فى هذه الحريه و العزله تكمن قوته |
| Biz yalnızlık köşesi diyoruz. | Open Subtitles | "نسميها "مناطق العزله |
| Sosyal izolasyon. | Open Subtitles | العزله الإجتماعية |
| Evet, Burası Pelant'a izolasyon ölçek, güç kaynağını verir. | Open Subtitles | اجل , ذلك سيعطي ل(بلانت ) العزله .النطاق, امدادات الطاقه مهلا |