| Bir ceylan kırlarda gezmeye çıkar. | Open Subtitles | راقبى الغزالة كما ترعى خلال المراعى الواسعة |
| Yaralı bir ceylan sinsi jaguardan niçin saklanır? | Open Subtitles | لماذا الغزالة المجروحة تختبئ من اليغور ؟ |
| Ceylanlar, ceylan gibi seke seke alt tarafa yöneldi sanırım. | Open Subtitles | سمعت غزالة تتحرك بداخلك بسُرْعَةِ كمــا تعلم ، الغزالة |
| Gölde vurduğum o küçük geyik yüzünden oldu. | Open Subtitles | فقط أصبت تلك الغزالة عند البحيرة الصغيرة |
| Bu arada, bence geyik kafası çok güzel olur. | Open Subtitles | ولكن, للمعلوميه أعتقد أن رأس الغزالة ستكون رائعة |
| İmpala şanslı günündeymiş. | Open Subtitles | الغزالة كانت محظوظة. |
| Şu geyiği kontrol etsek iyi olur. | Open Subtitles | ربما علينا أن نذهب و نتفقد تلك الغزالة في الواقع |
| Ah, Paket zayıf ceylana taşınmış. | Open Subtitles | آه، حدّدَ العُلبةُ مكان الغزالة الأضعف. |
| ceylan erkeklerin de içinden çıkamadığı bir sorunla karşılaşmıştır: | Open Subtitles | تواجه الغزالة الأن سؤال محير جداْ |
| Bir kaplan, ceylan peşinde koşması gerektiğini böyle bilir işte. | Open Subtitles | هكذا يصل النمر لفريسته الغزالة |
| Bir kaplan, ceylan peşinde koşması gerektiğini böyle bilir işte. | Open Subtitles | هكذا يصل النمر لفريسته الغزالة |
| "ceylan avla" yazar orada. | Open Subtitles | و هو يقول, "طارد الغزالة", إتفقنا |
| Pembe bluzlu ceylan. | Open Subtitles | الغزالة الوردية |
| "ceylan avla" yazar orada. | Open Subtitles | و هو يقول, "طارد الغزالة", إتفقنا |
| Pembe bluzlu ceylan. | Open Subtitles | الغزالة الوردية |
| Çok güçlü bir tüfekle karaca, geyik gibi büyük bir hayvan vurduğunda, direk kalbinden vurabilirsin, ve o hala kaçabilir, bazen de çok uzaklara. | Open Subtitles | حين تطلق النار على حيوان كبير مثل الغزالة ، او الظبى بواسطة بندقية عالية الدقة يمكنك ان تصيبه فى القلب |
| geyik sensin. geyik sensin. | Open Subtitles | انت الغزالة، انت الغزالة ، انت الغزالة |
| Vay, ne güzel bir geyik. | Open Subtitles | الغزالة الشابة الجميلة |
| Hikâyedeki geyik sensin. | Open Subtitles | انت الغزالة التى فى قصتة |
| Bu impala şimdilik kurtuluyor. | Open Subtitles | وهذه الغزالة تم تأجيل قتلها. |
| geyiği bir MI6'ya ver Sandy, o zaman ilgilenirim. | Open Subtitles | أعطِ الغزالة بندقية لتدافِع بها، حينها سأكون مهتماً |