| Tam bir vudu rahibi, ama aynı zamanda turistler için de bir gece klübü işletiyor. | Open Subtitles | هو كاهن الفودو والذي يدير . نادي ليلي للسياح أيضا |
| Minerva'nın kocasıydı Beaufort bölgesinin en önemli vudu büyücüsü. | Open Subtitles | حسنا منيرفا كانت متزوجة من د. بوزارد أشهر ممارسي الفودو الفودو : |
| vudu büyüsüyle uğraşan düzgün diridir. | Open Subtitles | إنه موظف في المستشفى إنه يمارس سحر الفودو |
| Bana resmen Haitili voodoo işkencesini hatırlattı. | Open Subtitles | ذلك يذكّرني بتعذيب طقطقة الفودو الهايتي. |
| 50 kullanmalısınız. Distorsiyonu halletmezsen Blue voodoo pek iyi bir tercih sayıImaz. | Open Subtitles | إذا أنتم يجب أن تكونوا تستخدمون الفودو الزرقاء 50 ليست أفضل رهان ما لم تحفروا فيها |
| Tarikatın vudu büyüsü bizimkinden daha güçlüdür. | Open Subtitles | سحر الفودو للسيكت الأحمر هم أكثر منا قوةً بكثير |
| Daha çok duvardaki vudu sembollerine benziyor. | Open Subtitles | المزيد من الفودو, تماماً مثل الرمز على الجدار |
| vudu büyüsü Bones'e hafıza kaybı, Legiere'yse ölüm getirdi. | Open Subtitles | بونز مصابة بفقدان ذاكرة من الفودو و ليجيري قتل من الفودو |
| Çalıştıkları son şeyse bir vudu ayini cinayetiydi. | Open Subtitles | و اخر شيء عملا عليه معاً كان جريمة قتل في طقوس الفودو |
| Benoit vudu rahibinin ruhunu almak için Katrina Kasırgası'nı kullandı. | Open Subtitles | استغل بينويت إعصار كاترينا كذريعة ليأخذ روح قس الفودو |
| Yani, sen gelirsin ve son 6 aydır yaptığın o vudu(*) saçmalığını yapabilirsin. | Open Subtitles | أعنى أنه بإمكانك الحضور وبإمكانكِ العمل على تقاليد الفودو التى تعكف على العمل عليها منذ الستة أشهر الأخيرة |
| vudu ve oral seks. Gençler bu günlerde çok çabuk büyüyorlar. | Open Subtitles | سحر الفودو والجنس الفموي يكبر الأطفال بسرعة للغاية هذه الأيام |
| Yunanlıların hayaletlere inandıklarına dair arkalarında bıraktıkları ipucu ise eski vudu bebekleridir. | Open Subtitles | الإغريق تركوا علامة عن معتقدهم في الأشباح أنثى الفودو القديمة |
| Ona, vudu büyüsü yaptıklarını düşünüyordu. | Open Subtitles | ظنت بأنهم كانو يرقصون رقصة الفودو الشرعيه عليها |
| Aynı zamanda dileklere,umutlara, çoğu tür vudu büyüsüne falan bağışıklıdır. | Open Subtitles | وهو أيضا منيع ضد التمني، الأمل، الرغبة، ومعظم أنواع "الفودو". |
| Tamam, göz rengimi değiştireceğim, ama bence voodoo büyüsünü boşuna harcıyoruz. | Open Subtitles | حسنا سأغير لون عيني لكن يبدو ذلك كإهدار لسحر الفودو |
| Cuma" dizisi voodoo büyüsü saçmalığını saptayıp katalogluyor. | Open Subtitles | إصدار الجمعة الثالث عشر لسحر الفودو السخيف |
| Bu voodoo büyüsüyle ne yapacaksın? | Open Subtitles | إذن ما الذي تريدينه بسحر الفودو هذا على أي حال؟ |
| Benin'den bir voodoo ustası tarafından, bir seba pitonunun omurgasında oyulmuş | Open Subtitles | منحوتة في فقرة من ثعبان سيبا، من قبل سيد الفودو من بنين |
| voodoo, Roma Katolikleri, Pentecostalizm tüm bu farklı inançlar birbirinden etkileniyor. | Open Subtitles | يوجد" الفودو"و على الأغلب"الكاثوليكية" كل تلك المعتقدات المختلفة تنافس بعضها |
| Aklını kaçırmak istemiyorsan, büyü bilgini tazelemeye başlasan, iyi olur. | Open Subtitles | فالأفضل لك أن تبدأ فى البحث على الفودو الخاص بك إذا أردت أن تظل عاقلاً |
| Burada vodoo lar, romalı katolikler, Pentecostallar da var. | Open Subtitles | يوجد" الفودو"و على الأغلب"الكاثوليكية" |