| Video klibi: IM: Şunu söylemeliyim buttermilk'li krep ve waffle'i hep yaparım. | TED | فيديو: يجب أن أخبرك، إني أصنع الكريب أو الوافل من الحليب الممخوض طوال الوقت. |
| Bilgin olsun diye diyorum; bu sabah bir sürü krep yedim. | Open Subtitles | أتعلم، أحتفظ بهذا قي سرك فقط، كان لدي فوضى عارمة من الكريب هذا الصباح |
| Şuanda, oradaki krep kamyonuyla birinci sırada. | Open Subtitles | الآن ، إنه في المرتبة الأولى . مع شاحنة الكريب هناك |
| Ben Breton ve muhteşem krepler yaparım. | Open Subtitles | أنا بريتون و أنا جعل الكريب الكمال. |
| Neyse ki sabun ve greyfurt gibi şeyleri önceden çıkartmıştım. | Open Subtitles | لحسن الحظ أني أخذت الصابون وفاكهة الكريب والأمتعة الأخرى إلى السيارة في وقت سابق |
| Ve greyfurt suyu, greyfurtlar olabildiğince taze sıkılmış olsun. | Open Subtitles | وسأتناول عصير الكريب، ما دام الكريب... |
| Açıkcası, krep kamyonunu görünce, kazanabileceğimi düşünmedim. | Open Subtitles | صراحة ، عندما رأيت عربة الكريب . لم أظن أنني سأفوز |
| Bay flörtcü krep yapıcıyla bir restorant açmayacaktım. | Open Subtitles | لم أكن سأفتتح مطعماً . مع سيد صانع الكريب |
| Dün yumurta, ondan önce krep, ondan önce de... | Open Subtitles | بالأمس أخت البيض الهولندي اليوم الذي قبله أخذت الكريب |
| Bizi o krep dükkanına sürüklemeyecekler, değil mi? | Open Subtitles | لا يرغبان في سحبنا لمطعم الكريب أليس كذلك؟ |
| Yumuşak ahşaptan, içi de krep kumaştan. | Open Subtitles | إنه مصنوع من الخشب الطري وداخله من قماش الكريب. |
| Shahir'in bağış toplama etkinliğine katılıp krep yiyebiliriz. | Open Subtitles | ربما علينا أن نحضر في مناسبة " شهير " الخيرية لسندويتش الكريب |
| Shahir, bu krep kokusu hiç çıkmayacakmış gibi duruyor. | Open Subtitles | شهير " هذا المكان سيكون برائحة الكريب للأبد " |
| krep yapmanın 17 adımı varmış. | Open Subtitles | واضح أن هناك 17 خطوة لتحضير الكريب |
| krep yaparım. | Open Subtitles | سأحضر فطائر الكريب. |
| - krep seven adamdan büyük laflar. | Open Subtitles | كلام كبير من رجل يحب الكريب |
| - krep süzete bayılırım. | Open Subtitles | -أنني أحب كعكة الكريب |
| krep sever misin? | Open Subtitles | هل تحب "الكريب"؟ |
| - BU doğru, krepler güzel olmuş. | Open Subtitles | - هذا صحيح، الكريب جيدة. |
| Neyse ki sabun, greyfurt ve diğer valizleri önceden arabaya taşımıştım. | Open Subtitles | لحسن الحظ أني أخذت الصابون وفاكهة الكريب والأمتعة الأخرى إلى السيارة في وقت سابق |
| Sahte greyfurtlar! | Open Subtitles | فواكه الكريب المزيفة! |