| Görünmez olmanın mistik nedenlerini inceliyordum hâlbuki kuantum mekaniğini araştırmalıydım. | Open Subtitles | لقد كنت أبحث عن أسباب الإختفاء الغامضة بينما كان يجب أن أبحث في الميكانيكا الكمّية |
| - Araştırma yöntemleri baştan savma. kuantum ve kütleçekimi birleşimi teorisi konusunda haksızca kibirli. | Open Subtitles | منهج بحثها مهمل، هي متغطرسة بدون مبرر حول جاذبية الحلقة الكمّية |
| Bu kuantum dalgalanmalarından kurtulmayı başarırsak, ...negatif enerjiyi elde ederiz. | Open Subtitles | إذا استطعنا أَن نتخلّص من بعض من تلك التقلّبات الكمّية سوف ينتهي بنا المطاف مع الطاقة السلبية. |
| İki iletken tabakayı yan yana koyarak aradaki boşluktan yararlanarak kuantum parçalarından kurtulabiliyorlar. | Open Subtitles | وضعوا اثنتين من الصفائح الموصلة قريبة جداً من بعضها البعض لإعاقة التقلّبات الكمّية في الفجوة بينهما. |
| Oh, Tanrım mükemmel miktarda salaksın! | Open Subtitles | يالهي، لديك الكمّية المِثاليّة مِن الغباء |
| kuantum uyavma çalışmamda gevekiyov. | Open Subtitles | والكمية التي لدينا أحتاجها لدراستي للإثارة الكمّية |
| 51. Bölge'de kilitli tuttuğunuz kuantum aynası var ya? | Open Subtitles | تلك المرآة الكمّية في المنطقة 51؟ |
| Orası bizim de kendi kuantum aynamızı bulduğumuz yer. | Open Subtitles | ذلك حيث وجدنا مرآتنا الكمّية أيضا |
| Ama dönüşte, o kuantum aynasını yokedin. | Open Subtitles | لكن عند عودتك حطّم تلك المرآة الكمّية |
| - Onun kuantum ve kütle çekimi birleşim teorisinin kuantum mekaniğiyle görelilik teorisini, sicim teorisinden daha iyi birleştireceğine inanan küstah ve vasat bir bilim insanı olduğu gerçeğini nazikçe görmezden geleceğim. | Open Subtitles | سأتشرف بلطف بقول حقيقة أنها عالمة ثانوية متغطرسة التي تعتقد بأن جاذبية الحلقة الكمّية في الحقيقة يوحد ميكانيك الكم مع نسبية توتر نظرية على العموم |
| İşte bunlar, teknoloji harikası kuantum işleyicileri. | Open Subtitles | إذاً، هذه أحدث المُعالجات الكمّية. |
| kuantum Gölgesi deniyor ona. Bir tür ruhtur. | Open Subtitles | يسمى بالظلال الكمّية أشبه بروح |
| Bu Rosalind'in bir resmi. O gerçekten bir anlamda kimyacıydı fakat gerçekten, keşke eğitimi-- organik kimya veya kuantum kimyası hakkında hiç birşey bilmiyordu | TED | وهذه صورة لروزاليند. كانت فعلاً، كما تعلمون، كانت من ناحية عالمة كيمياء، لكن كان قد تم تدريبها ... لم تكن تعرف أي من الكيمياء العضوية أو الكيمياء الكمّية. |
| kuantum fiziği beni o kadar mutlu ediyor ki. | Open Subtitles | -الفزياء الكمّية تجعلني سعيد |
| Böylesine büyük miktarda yiyecek ancak on yılda bir gelir. | Open Subtitles | هذه الكمّية الضخمة من الطعام قد تأتي مرّة واحدة في عشرة أعوام. |
| Bana öyle geliyor ki, eğer her ikinizden de, aynı miktarda alırsak, çok manasız olacak, değil mi? | Open Subtitles | .. يبدو لي أننا لو اشترينا الكمّية ذاتها من كلاكما فسيكون .. تعادلاً ، صحيح؟ |