| Banyo zeminine çamaşır suyu dökmek benim de çok hoşuma gitti. | Open Subtitles | وأنا كذلك استمتعتُ بسكب المبيّض على كامل أرضيّة الحمّام |
| Kirli polis olay yerinden DNA'yı temizlemek istediğinde çamaşır suyu kullanır. | Open Subtitles | دليل. حينما يريد شرطيّ قذر إزالة الحمض النّوويّ من مسرح الجريمة، فيستخدم المبيّض. |
| Bebeğinin annesine çamaşır suyu döktüğü için burada olan bir adam gördüm. | Open Subtitles | هنالك شخصٌ هنا بسبب أنّه القى المبيّض على أم طفله |
| Sürücü kaçmış. İçi çamaşır suyu gibi kokuyormuş. | Open Subtitles | فرّ منها السائق و تنبعث من داخلها رائحة السائل المبيّض |
| Rengi solmuş, eskimiş ve çamaşır suyu kokuyor. | Open Subtitles | - إنها ملطّخة ، رثّة وتفوح منها رائحة المبيّض الصناعي |
| Tabii bir de çamaşır suyu meselesi var. | Open Subtitles | ثمّ لدينا بالطّبع، السائل المبيّض |
| Burada çamaşır suyu kullanabilir miyim? | Open Subtitles | هل يمكنني إستخدام المبيّض هُنا ؟ |
| Lupe elbisene çamaşır suyu bulaştırdıktan hemen sonra söylemiştin. | Open Subtitles | (لقد قلتِ ذلك بعد أن قامت لوبي)، بسكب المبيّض) على سترتكِ |
| Ama çamaşır suyu kumaşın rengini soldurur. | Open Subtitles | لكنّ المبيّض يلطّخ الأشياء. |
| - Bunun tadı çamaşır suyu gibi. | Open Subtitles | -هذه المادة مذاقها مثل المبيّض . |