| Ona böyle zehirli laflar söyletmeye bir son verir misin? | Open Subtitles | هلا توقفتي عن وضع هذه الكلمات اللعينة المسمومة على لسانها؟ |
| Bu zehirli erillik ve kendini beğenmişlik gösterisi kampüste tecavüz kültürünü kalıcılaştırıyor. | Open Subtitles | هذا العرض عن الذكورة المسمومة والغرور يخلّد ثقافة الاغتصاب في الحرم الجامعي. |
| Nehirlerimize akıttığımız zehirli ürün atıklarını düşün. | Open Subtitles | انظروا إلى كمية المواد المسمومة التي نلقيها في اﻷنهار |
| Bir kitabınız için araştırma yaparken Güney Amerika yerlileri ve zehirli oklarıyla ilgili bilgi edindiğinizi söylemiştiniz. | Open Subtitles | لقد أخبرتني أنك تعرف عن النبلات الجنوب أمريكية المسمومة من خلال أحد أبحاثك |
| Patron, burada zehirli maddeler var. Mesela asbest. | Open Subtitles | لدينا بعض الأشياء المسمومة هنا يا زعيم الأبستوس كبداية |
| Benim yaptığım bu zehirli fişeği kullanarak seni sonsuza kadar güldürücem. | Open Subtitles | لقد صنعت هذا الشيء الإبرة المسمومة ستجعلك تضحك إلى الأبد |
| Öyleyse zehirli elmayı başka bir yerden yedi. | Open Subtitles | إذن فقد تناول التفاحة المسمومة من مكانٍ آخر |
| Burada olan şey, vekillerin savaşı, ...ama ne yazık ki, Bayan Florrick, Bay Tripke, ...zehirli Ağacın Meyvesi* Chicago'da yetişiyor. | Open Subtitles | المسألة هنا هي مسألة خلاف في الوكالة ولكن للأسف يا سيدة فلوريك ويا سيد تربك فإن الشجرة المسمومة تنمو في شيكاغو |
| Madam Franklin kocası için hazırlanan zehirli kahveyi içti, kocası da onun için hazırlananı. | Open Subtitles | شربت السيدة فرانكلين القهوة المسمومة التى أعدّتها لزوجها وهو شرب القهوة التى كانت لها |
| Belki bu aklını zehirli fikirlerle doldurmanı engeller! | Open Subtitles | هاكِ، ربّما هذا يوقف تعبئة رأسكِ بالأفكار المسمومة |
| Neredeyse bu beni zehirli elma getiren cadı gibi hissettiriyor. | Open Subtitles | حتى الآن أشعر الساحرة مما يتيح لك التفاحة المسمومة. |
| Dothraki'nin zehirli suda ne yapacağını çok merak ediyorum. | Open Subtitles | أشعر بالفضول لرؤية كيف سيُبلي الدّوثراكيّون في المياه المسمومة. |
| "zehirli Elma'dan bir ısırık... | Open Subtitles | ..قضمة واحدة من التفاحة المسمومة. |
| zehirli dart okunun, Madame Giselle'in boynuna elle sokulmasıyla işlendi. | Open Subtitles | لقد اُرتكبت بواسطة النبلة المسمومة ! التي تم دفعها إلى رقبة السيدة "جيزيل" باليد |
| Senin zehirli iğnelerin Bende bir etkisi olmaz.! | Open Subtitles | هذه المسامير المسمومة لن تنفع معي |
| Senin zehirli şekerlerini yiyecek kadar zamanım yok. | Open Subtitles | ليس لدى الوقت لتناول حلوتك المسمومة |
| Bu hafta içinde göstermiş olduğun biraz zehirli ama tuhaf derecede sevimli misafirperverliğin için teşekkür ediyorum. | Open Subtitles | أحبّ أن أشكركِ لضيافتكِ المسمومة لكنها -بشكل غريب |
| zehirli okları savurabilmek için. | Open Subtitles | حتى استطيعُ ان اعطل السهام المسمومة. |
| zehirli Ağacın Meyvesi savunması, Chicago sanığının sürecine göre uygulanıyor. | Open Subtitles | كلا- حجة "ثمرة الشجرة المسمومة" تنطبق على محاكمة المتهم في شيكاغو |
| Beni zehirli suda bile izlediler. | Open Subtitles | إنهم يتبعوني عبر المياة المسمومة. |