| İtaatkar ve disiplinli bir Yahudiye istiyor. | Open Subtitles | "يتمنى أن تكون "جوديا المحافظة المطيعة والمنضبطة |
| En hürmetkar ve itaatkar kızınızla daha da büyüksünüz. | Open Subtitles | أصبح أعظم فقط ببنتى المطيعة. |
| Ben seni seven itaatkar karın olacağım. | Open Subtitles | سأكون زوجتك المحبة و المطيعة |
| - Ve ben de Will'in her şeyi öylece memnuniyetle bırakıp, evli bile olmadığımız halde 1950'lerin itaatkâr ev kadını rolünü üstleneceğimi varsaydığını düşünüyorum. | Open Subtitles | و أنا أشعر بأن (ويل) سيفترض بأني سألقي كل شئ بسعادة و ألعب دور الزوجة المطيعة |
| Sorumluluk sahibi Isabel parayı reddetti ve kavga çıkardı. | Open Subtitles | إيزابل المطيعة رفضت مال الرّشوة و أثارت معركةً |
| Anna'yı olmanı istediği gibi sadık ve itaatkar bir evlat olduğuna ikna etmelisin. | Open Subtitles | يجب أن تُقنعي (آنا) أنّكِ الابنةُ المخلصة و المطيعة التي تتوقّعها. |
| Onun itaatkâr gelini oldu. | Open Subtitles | عروسه الصغيرة المطيعة |
| Bunu yaparken de Sorumluluk sahibi eş rolünü oyna ki senden şüphe etmesin. | Open Subtitles | وبينما تقومين بذلك قومي بدور الزوجة المطيعة حتى لا يشتبه بشيء |
| Uçakta görüşürüz, Sorumluluk sahibi kızım benim. | Open Subtitles | سأراك في الطائرة, يا ابنتي المطيعة |
| Uçakta görüşürüz, Sorumluluk sahibi kızım. | Open Subtitles | أراك في الطائرة يا ابنتي المطيعة |