| Belki de şunlardan birine ihtiyacın vardır; sürpriz kart, parti, pasta falan. | Open Subtitles | ربما ما تحتاجينه واحد من هؤلاء المفاجأت والرحلات سعيدة كعك وهذه الأشياء. |
| Muhtemelen oradan bir çok sürpriz şey bulacağım. | Open Subtitles | نعم, ربما سأعثر على العديد من المفاجأت هناك |
| Ya Sürprizleri sevmiyor ya da zamanlamam da bir sıkıntı var. | Open Subtitles | حسناً، أما أنها لا تحب المفاجأت أو هناك شيء خاطئً بتوقيتي |
| Bu tip kişiler Sürprizleri pek kaldıramazlar. | Open Subtitles | هؤلاء الناس لا يتعاملون مع المفاجأت برؤية |
| Bu Sürprizlerden birisi sanırım 6 yıl önce gerçekleşti. | TED | واحدة من هذه المفاجأت حدثت منذ ست سنوات على ما اعتقد. |
| - sürpriz yap. - Sürprizlere bayılırım! | Open Subtitles | اجعليها مفاجأة أحب المفاجأت, حسناً سأفعل |
| Yine nahoş sürprizler olmayacak, değil mi? | Open Subtitles | نحن لا نتوقع المزيد من المفاجأت الغبية، أليس كذلك؟ |
| Bana şimdi söyle. sürpriz istemiyorum. | Open Subtitles | دعيني أعرف الآن انا لست بحاجة إلى المفاجأت |
| Sadece şimdilik başka sürpriz istemiyorum. | Open Subtitles | إننى فقط لا أريد المزيد من المفاجأت الأن |
| Ona sürpriz yapmak için yoldan tatlı bir şeyler almak istiyorum. | Open Subtitles | هيا، لنقوم بشراء بعض الحلوى ونحن في طريقنا أليها لنقوم بمفاجأتها إنها تحب المفاجأت |
| sürpriz ziyaretlerimi haftada iki kezle sınırlandırmaya çalışıyorum. Ne kadar düşüncelisin. | Open Subtitles | ليس دائماً أحاول حصر المفاجأت مرتين في الأسبوع |
| Ogullar, Sürprizleri verir Babalar, bedeli. | Open Subtitles | الأبناء يعطون المفاجأت بينما الأباء يدفعون ثمنها. |
| Sürprizleri hepimiz severiz, öyle değil mi çocuklar? | Open Subtitles | جميعنا نحب المفاجأت ، صحيح ، يا رجال؟ |
| Sürprizleri severim! Evet! | Open Subtitles | انا احب المفاجأت |
| Evet ama Sürprizlerden hoşlanmadığını bana zindanda silah çektiğin an anlamalıydım. | Open Subtitles | نعم , لكن كان علىّ إدراك بعد أن سحبتِ مسدسكِ علىَ في الزنزانة , أن السيدة لا تحب المفاجأت |
| Sürprizlerden gerçekten nefret ederim, ve içtenlikle bende olmayan bir şeyi verebileceğin hakkında kuşkuluyum. | Open Subtitles | -أنا حقا ً أكره المفاجأت و أشك فى صدقها -أى شىء سوف تعطيه لى أكيد لم يكن عندى |
| Sürprizlerden nefret ederim. | Open Subtitles | أكره المفاجأت أنتما في لقاء، صحيح ؟ |
| Sürprizlere bayılırım. Ona bir bak. | Open Subtitles | ـ إنّي أحب المفاجأت ـ أنظر إليها، فقط أنظر إليها |
| Sürprizlere alışıksın. | Open Subtitles | ســــــــــــــــابقاً كنت معتاد على المفاجأت |
| Romantik bir akşam yemeği, çiftler için masaj ve daha bir sürü başka sürprizler. | Open Subtitles | عشاء رومانسياً ، بعضاً من الماساج و العديد من المفاجأت الاخري |
| Gerginlik olmaz. sürprizler olmaz. | Open Subtitles | خالية من الإضطرابات، وخالية من المفاجأت. |
| Sürprizden hoşlanan bir cerrahla hiç karşılaşmadım. | Open Subtitles | لمأقابلقط جرّاحيحب المفاجأت, |