| Dolayısıyla hemen hemen sürpriz bir saldırı yapmayı başarmıştık. | Open Subtitles | وبذلك نكون قد حققنا تقريباً المفاجأه كاملةً |
| Bu alçak irtifadan yapılacak saldırının sürpriz etkisine neden olacağını düşünüyoruz. | Open Subtitles | نحن نشعر أن هذا الأرتفاع المنخفض سيحقق عنصر المفاجأه فى هذه الغاره |
| sürpriz yapma avantajları vardı ve bu cangıl savaşı için tamamen hazırlıklıydılar. | Open Subtitles | كانت يمتلكون مزية المفاجأه ومن أجل حرب الأدغال المقبلين عليها كانوا مستعدين إلى أبعد الحدود |
| Özrümü kabul ediyor musunuz? Daha fazla konuşmak isterdim ama bu sürprizi berbat eder. | Open Subtitles | ستتقبلون إعتذارى, أود أن أقول المزيد ولكن هذا سيفسد المفاجأه |
| Almanlar şaşırmış ve şaşkına dönmüştü. | Open Subtitles | للوهلة الأولى أصابت المفاجأه الألمان بالشلل التام |
| Bu iki gündeki hoş olmayan tek sürpriz... | Open Subtitles | المفاجأه الوحيده غير الساره كانت ان جون , خلال يومين |
| Sultan Şehriyar düşmanına sürpriz bir baskın planlamıştı. | Open Subtitles | السلطان شهريار كان يخطط فى مباغتة عدوه عن طريق المفاجأه |
| İnsan doğasının, sonsuz derecede sürpriz yapma kapasitesi vardır. | Open Subtitles | الطبيعه البشريه لديها القدره على المفاجأه |
| sürpriz daha iyi. Karımın da zor günleri oldu. | Open Subtitles | أعتقد أن أفضل وسيله هي المفاجأه فزوجتى كانت تحظى بلحظات صعبه |
| Tek şansımız onlara bir sürpriz yapmak. | Open Subtitles | و لهذا لن يعرف أحد ماذا يفعلون بالداخل فرصتنا الوحيده هي عنصر المفاجأه |
| BayıIıyorum bu sürpriz ziyaretlere George Altman. | Open Subtitles | متأكده انني سوف احب هذه الزياره المفاجأه جورج التمان |
| - Bu büyük sürpriz ne acaba? | Open Subtitles | حسناً ما هى المفاجأه الكبيره بحق السماء ؟ |
| Ve söylentilere göre bugün duruşma başladığında, savunmanın sürpriz bir tanığı olacakmış. | Open Subtitles | و عن ما يشاع أنه عندما تجتمعالمحكمهاليوم... فإن الدفاع سيدعو ... الشاهد المفاجأه. |
| Sizce sürpriz ne olabilir? | Open Subtitles | اسمع .. تعتقد ماذا ستكون المفاجأه ؟ |
| Beğendim. Ne sürpriz! Bunca zaman sonra tanışabildik. | Open Subtitles | يا المفاجأه الساره أخيرا ها نحن نتقابل |
| Ne kadar güzel bir sürpriz. Bu kadar zamandan sonra sonunda | Open Subtitles | يا المفاجأه الساره أخيرا ها نحن نتقابل |
| Sizin de dediğiniz gibi, insan doğası sonsuz sürpriz kapasitesine sahiptir. | Open Subtitles | - كما قلت من قبل الطبيعه البشريه قادره على المفاجأه |
| Bayanlar ve baylar, çikolata sürprizi. | Open Subtitles | أيها السيدات والسادة الشوكولاتة المفاجأه |
| - Bu, sürprizi mahvederdi. | Open Subtitles | لأن هذا سيخرب المفاجأه كلياً .. أليس كذلك؟ |
| Yaşlı Heinz için olan sürprizi bozmak istemeyiz değil mi? | Open Subtitles | لا نريد ان نفسد المفاجأه عل السيد هاينز؟ |
| Arkadaşım şişman Dave töreni böldüğünde şaşırmış gibi yapın. | Open Subtitles | مثّل المفاجأه عندما صديقي فات ديف يحضر |
| Onun etrafımda olması hoşuma gitti ve bu da benim için en büyük sürprizdi. | Open Subtitles | المفاجأه الكبيره هي كم أحب أن يكون قريبا مني |