| Sonra da yanan evde dört ceset olduğunu öğrenince neler yaşadığımı tahmin edebilirsiniz. | Open Subtitles | في المنزل المُحترق ,يمكنك تخيّل ما كنت اعانيه |
| Şehir duvarlarının hemen dışında yanan trenin içinde bunlar gibi yüzlercesini bulacaksınız. | Open Subtitles | انظروا بالقطار المُحترق خلف أسوار المُدن، وستجدوا مئاتاً مثل هذا. |
| Şehir surlarının ötesinde yanan trenin içine bak. Bunun gibi yüzlercesini bulacaksın. | Open Subtitles | انظروا بالقطار المُحترق خلف أسوار المُدن، وستجدوا مئاتاً مثل هذا. |
| Evinizdeki yanmış duvara dokunduğumdan beri bu iz çıkmıyor. | Open Subtitles | حسنٌ، منذ أن لمست الحائظ المُحترق في منزلكم وهذا الأثر لا يزول |
| Yüzü yanmış olan adamın tarafından. | Open Subtitles | من وجهة نظري أنه الرجل صاحب الوجه المُحترق |
| Yanımda yanan bedeninin kokusunun vereceği haz için. | Open Subtitles | وأشعر بالسعادة عندما أشم رائحة لحمك المُحترق بجانبي |
| yanan yiyecek hayvanları çekerse ne yapacağız? | Open Subtitles | ماذا لو قام الطعام المُحترق بجلب الحيوانات |
| Bu yanan çimler ve kraterler dün gece Kasauli'ye bir uzay mekiğinin indiğinin kanıtıdır. | Open Subtitles | العشب المُحترق وهذه الحفرةِ دليلُ على وجود المركبة الفضائيةُ... الجسم الفضائى طارَ على كاسولى ليلة أمس هَبطَ هنا. |
| - yanan evinin çevresinde nasıl dans edebildin? | Open Subtitles | كيف أمكنك الرقص حول منزلها المُحترق ؟ "توم" ذلك فظيع |
| yanan Adam. | Open Subtitles | "الرجل المُحترق" |