| Gerçi burası eğitim için bayağı vahşi bir yer. | Open Subtitles | رغم ذلك، فهذا مكان شديد .الوحشيّة من أجل التدرُّب |
| Kendisini meşhur yapacak önceden tasarlanmış acımasız ve vahşi planını gerçekleştiriyordu. | Open Subtitles | لقد كان ينفّذ خطتّه المتعمّدة , شديد القسوة و الوحشيّة ليصبح مشهوراً |
| O zorba ne cüretle bana dua edip vahşi kıskançlığını ve korkakça intikamını affetmemi ister! | Open Subtitles | كيف يجرؤ الطاغية ويتوسّل إليَّ لأغفر له غيرته الوحشيّة... وانتقامه الوضيع... |
| Ona ve çocuklarına, bu acımasız ve feci savaşta mücadele ettikleri için acıdım. | Open Subtitles | شعرت بالشفقة لحاله وحال أبنائه يقاتلون في هذه الحرب الوحشيّة |
| İşlediği canavarca suçları kabul eden bu adama idam cezası verin. | Open Subtitles | حُكم الإعدام على هذا الرّجُل عن الجرائم الوحشيّة التي إختار أن يرتكبها |
| Aynı vahşi hayvanlar gibi görünüyorlar. | Open Subtitles | يبدون كحزمة من الحيوانات الوحشيّة |
| Bu zarfın içine bu vahşi cinayetin nedenini yazdım. | Open Subtitles | وداخل هذا الظرف... كتبتُ فيه السبب لهذه الجريمة الوحشيّة... |
| vahşi bir kediyi evcilleştiremezsin. | Open Subtitles | و , لا يمكنك ترويض القطة الوحشيّة |
| Will Belmont'un acımasız cinayeti, Lakewood kasabasını sonsuza kadar değiştirdi. | Open Subtitles | جريمة قتل (ويل بيلمونت) الوحشيّة'' أضفت تغييرًا خالدًا ببلدة (لايكوود). |
| O kadar acımasız değilim. Eski bir asansör bu. | Open Subtitles | كلاّ، لستُ بتلك الوحشيّة. |