| müzeye gidin görün ne kadar itina gösterdiklerine şahit olacaksınız. | TED | تذهب الى المتحف ,وتشاهد انهم يعتنون بها جيداً |
| Bay Brackett ile müzeye git. | Open Subtitles | لماذا لا تذهبي الى المتحف مع السيد براكيت |
| Bu kıza müzeye giderken trende rastladım. | Open Subtitles | قابلت هذه البنت في القطار وهي تذهب الى المتحف |
| müzeye gitmiyoruz Yat limanına gidiyoruz. | Open Subtitles | لاننا لسنا ذاهبون الى المتحف سنذهب الى مارينا |
| Ve beni akustik koridorları olan bir müzeye götürdünüz. | Open Subtitles | و قد أخذتموني الى المتحف العلمي حيثُ لديهم الدهاليز الهامسة |
| Onun doğum günü için Okuldan sonra müzeye gidiyoruz | Open Subtitles | انا ساخذ الاطفال الى المتحف بعد المدرسة لاجل عيد ميلادها |
| Ben de müzeye gittim, aklımda basit bir plan vardı. | Open Subtitles | لذا ذهبت الى المتحف مع فكرة بسيطة في مخيلتي |
| Çocukken annem, bir balinanın iskeletini görmem... için beni müzeye götürmüştü. | Open Subtitles | عندما كنت طفلاً , أخذتني أمي الى المتحف لرؤية الهيكل العظمي للحوت |
| Geceyi geçirmek üzere müzeye gidiyorsunuz. İyi vakit geçirin beyler. | Open Subtitles | أنتم يا رجال في طريقكم الى المتحف أحظوا بـ ليلة رائعة |
| Tahmin edeceğiniz üzere bir bacak kemiğine kesik açmak kolay fakat bir müzeye gidip "Dinozorunuzun kemiğine bir kesik açsam sorun olur mu?" diye sorsanız | TED | والاَ وكما يمكنكم التخيُل قص عظمة الساق هو امر واحد لكن اذا ذهبت الى المتحف وقُلت,"هل تمانع لو قصصت جمجمة ديناصوركم ؟" |
| Onu müzeye gelmesi için çağırmadım. | Open Subtitles | لم ادعوها لتذهب معي الى المتحف. |
| müzeye gittim, harikaydı. | Open Subtitles | ذهبت الى المتحف, لقد كان ذلك مذهلا. |
| Başrahip kitabı müzeye gönderdi ama Gray yüzüğü bana verdi. | Open Subtitles | الكاهن ارسل الكتاب الى المتحف لكن "جراي" اعطاني الخاتم |
| Yani karısını öldürmekle suçlanan bir adam tarafından esir tutulan bir avuç turisti kurtarmak için yüzen bir müzeye gizlice mi girdin? | Open Subtitles | انت-انت سوف تتسلل الى المتحف العائم لانقاذ مجموعة من السياح الذين محتجزين |
| Babam tüm bunları müzeye verdi diye, | Open Subtitles | لقد اعطى ابى كل هذا الى المتحف |
| Dave, sen ve Blake müzeye gidin. | Open Subtitles | دايف,انت وبلايك اذهبا الى المتحف |
| Bu da ait olduğu yere, müzeye geri gidecek. | Open Subtitles | و هذه سوف تعود الى المتحف حيث تنتمي. |
| - Git ve onu müzeye getir. | Open Subtitles | - اذهب اليه و أحضره الى المتحف |
| Derhal müzeye götür. | Open Subtitles | الى المتحف الان |
| müzeye gidiyor musun? | Open Subtitles | انت ذاهب الى المتحف ؟ |