| Al bakalım. Pekâlâ, şimdi benim için bir şey yapabilir misin? | Open Subtitles | ها انت ذا حسنا,الان هل يمكنك ان تفعلي شيئا لي ؟ |
| Evet, kesinlikle. Ben de bunu diyorum. Gel bakalım. | Open Subtitles | أجل , أجل بالتأكيد ذلك هو ما اقوله ها انت ذا |
| Al bakalım. Giyin şunları. | Open Subtitles | ها انت ذا , أيها الرياضي جرب ان ترتدي هذه |
| Buradasın Demek. Her yerde seni aradım. | Open Subtitles | ها انت ذا لقد كنت ابحث بين الجميع عنك |
| Demek ki konuşulması gereken hayırlı insanlardanmışız. | Open Subtitles | -حسنٌ, ها انت ذا أعتقد أن ذلك يعني أننا أشخاص جيدين, يُستحق التكلم معهم |
| Ve düşündüm bir TV yazarı gelip Perry Mason şöyle dese "İşte Bay Raymond Burr, böyle bir hikaye var." | Open Subtitles | وفكرت لو أن مراسل ما اتى الى بيري ماسون وقال ها انت ذا سيد ريموند بيير |
| İşte böyle, sen bizim küçük barış elçimiz olacaksın. | Open Subtitles | ها انت ذا. ستكون سفيرنا الصغير للسلام. |
| İşte, bu neyle başlamamız gerektiğiyle ilgili sevgili Alice'im, | Open Subtitles | ها انت ذا هذا ماكان يجب أن نبتدأ به، يا عزيزي آليس |
| Al bakalım.Evet, bunların hiçbir önemi yok. | Open Subtitles | ها انت ذا , لا يهم ايا من هذا في الحقيقة |
| Başla bakalım. Öğrenemeyecek. | Open Subtitles | ها انت ذا , اذاً هو لن يكتشف الامر |
| Evet, al bakalım, Johnny. | Open Subtitles | نعم, ها انت ذا, جوني |
| Al bakalım, koca adam. Bu Beef-a-Reeno. | Open Subtitles | ها انت ذا يا صاح هذا لحم رينو |
| Tamam, Yürü bakalım. | Open Subtitles | حسناً , ها انت ذا |
| Merhaba dostum. Demek buradasın. | Open Subtitles | مرحباً يا اخي ها انت ذا هيا نذهب |
| Bertram, buradasın Demek. | Open Subtitles | بيرترام ها انت ذا |
| - Geldin Demek. Neler oldu? - İkisini beraber bulduğunu söylediler. | Open Subtitles | ها انت ذا ـ اذا ما ذا حدث؟ |
| Danny Demek buradasın. Riley nasıl? | Open Subtitles | (ها انت ذا يا (داني كيف حال (رايلي)؟ |
| Evet, bak böyle, böyle. Evet. | Open Subtitles | حسناً, حسناً نعم, ها انت ذا, حسناً |
| Merdiveni tutun. İşte böyle. Adımına dikkat et. | Open Subtitles | أمسك بالدرج ها انت ذا احترس لخطواتك هيا |