| Bir de benim için Buketi verirken çek. | Open Subtitles | الآن قومي بتصويري وأنا أٌعطيها باقة الورد. |
| Buketi yakalamak için bütün bekar bayanları terasa davet ediyoruz. - Görüşürüz. | Open Subtitles | كُلّ السيدات العازبات إلى الشرفةِ لترمي العروس باقة الورد |
| Buketi yakalamak için bütün bekar bayanları terasa davet ediyoruz. - Görüşürüz. | Open Subtitles | كُلّ السيدات العازبات إلى الشرفةِ لترمي العروس باقة الورد |
| Aman ya, Lily'le sana gönderdiğimiz çiçekleri almadın mı? | Open Subtitles | هل وصلتك باقة الورد التي أرسلتها أنا و "ليلي" ؟ |
| Bunlar benden çok senin işine yarar." Ve bana çiçekleri verdi. | Open Subtitles | "قد تستفيد من هذه أكثر مني"، ثم منحني باقة الورد! |
| Düğünde buket atma vardı, ve sersem topuk yüzünden kolumu incittim. | Open Subtitles | كان هناك رمي باقة الورد في الزفاف وجرحت ذراعي بخنجر قذر |
| Çiçek için teşekkür ederim. | Open Subtitles | شكراً على باقة الورد |
| Bekle, henüz Buketi atmadım. Bekar bayanlar. | Open Subtitles | مهلاً، مهلاً، لم أرمي باقة الورد بعد، أيّتها السيدات العازبات. |
| Tıpkı Buketi yakalayan şişman nedime gibi. | Open Subtitles | مثل وصيفة شرف سمينة تلتقط باقة الورد. |
| Birazdan Bayan Annie Banks-MacKenzie elindeki Buketi fırlatacak. | Open Subtitles | آنساتي سادتي بعد لحظات قليلة سترمي السيدة (آني بانكس ماكنزي), باقة الورد في الردهة |
| Buketi yakaladın mı ? | Open Subtitles | هل أمسكتى باقة الورد ؟ |
| Aman ya, Lily'le sana gönderdiğimiz çiçekleri almadın mı? | Open Subtitles | ! هل وصلتك باقة الورد التي أرسلتها أنا و "ليلي" ؟ |
| çiçekleri o almış. | Open Subtitles | هوَ وقّع على استلام باقة الورد |
| Bir buket 50 kron. İki buket fiyatı 70 kron. | Open Subtitles | باقة الورد الواحدة سعرها 50 كرونر أما الباقتين معاً فسعرها 70 كرونر |
| Tamam, herkes, um, buket atma vakti. | Open Subtitles | حسنا, جميعا, حان وقت رمي باقة الورد |
| Eğer buket yanıma gelirse, tekmeleyeceğim. | Open Subtitles | إذا أتت باقة الورد قربي فساركلها |
| Çiçek fırlatacak mısınız? | Open Subtitles | هل سيرمي أحدهم باقة الورد ؟ |