| Ama kazara bir cinayetle suçlanmaktan korkuyorum. | Open Subtitles | لَكنِّي أَهتمُّ بأَنْ أُتَّهمَ بالقتلِ بشكل خاطئ. |
| Oraya gittiğinde, cinayetle suçlanacaksın. | Open Subtitles | عندما تَخْرجُين هناك سَتَتّهمُين بالقتلِ |
| Gerçekten bunun diğer cinayetle ilgili olduğunu mu düşünüyorsun? | Open Subtitles | تَعتقدُ هذا حقاً متعلق بالقتلِ الآخرِ؟ |
| Bütün gün cinayetle uğraştıktan sonra eve gidip eğlence olsun diye cinayet okumayı kendime yediremiyorum. | Open Subtitles | رجاءً لا تُخبرْها هو فقط، بعد التعامل بالقتلِ طِوال النهار أنا لا أَستطيعُ جَلْب نفسي للذِهاب إلى البيت وقَرأَ عنه للركلاتِ |
| Bu hafta resmen cinayetle suçlandı. | Open Subtitles | أتهمت رسمياً بالقتلِ هذا الإسبوعِ |
| Savunma cinayetle suçlanıyor. | Open Subtitles | إنّ المتهمَ مُتَّهَم بالقتلِ |
| Korumalar cinayetle suçlanacak! | Open Subtitles | الحرّاس سَيَكُونونَ إتّهمَ بالقتلِ! |