| Ne düşündüğünü biliyorum, ama endişelenme, flört etmek için yeterince büyüğüm. | Open Subtitles | أعرف ما يدور بذهنك ولكن لا تقلقي، عمري يسمح لي بالمواعدة |
| Elbette. Kızın flört etmeye başlamadan biraz kas yap. | Open Subtitles | نعم، قبل أن تبدأ ابنتك بالمواعدة قوّي عضلاتك |
| Senin belki de yeniden benimle çıkmak isteyebileceğini anlamaya çalışıyordum. | Open Subtitles | لكني كنت سأرى إذا، تعرفين ربما تريدين البدء بالمواعدة مجدداً |
| Peki ya sence biriyle çıkmak istememen biraz garip değil mi? | Open Subtitles | ولا تضربه مرة آخرى والا صفعتك أنتِ لا ترينه غريباً , بأنك لستِ مهتمة بالمواعدة ؟ |
| Yeniden birileriyle görüşmeye başladığıma göre kiloma dikkat etmem lazım. | Open Subtitles | بما أنني كما يبدو بدأت بالمواعدة من جديد |
| Peki neden bir süredir buluşmuyorsun? | Open Subtitles | إذاً، كيف من أنكٍ لم تقومي بالمواعدة منذ فترة؟ |
| Baş belası olduğumu, sana ilk çıkmaya başladığımızda söyledim. | Open Subtitles | لقد أخبرتك أنني ورطة منذ البداية، منذ أن بدأنا بالمواعدة |
| Sohbet edemem, flört edemem ve uzun zamandır randevuya çıkmadım yani çok paslıyım. | Open Subtitles | إنني سيئة في المحادثات الصغيرة، ولا أجيد الممازحة ولم أقم بالمواعدة منذ فترة، لذا إنني رديئة جداً |
| Sohbet edemem, flört edemem ve uzun zamandır randevuya çıkmadım yani çok paslıyım. | Open Subtitles | إنني سيئة في المحادثات الصغيرة، ولا أجيد الممازحة ولم أقم بالمواعدة منذ فترة، لذا إنني رديئة جداً |
| Komutan, askeri öğrencilerin flört etmesine izin vermiyor. | Open Subtitles | القائد لا يسمح للطلاب العسكريين بالمواعدة |
| Böylece flört etmeye başladık ve o anki duygusal karmaşada oraya gittikten birkaç ay sonra, gerçekten çok çabuk sürede evlendik. | Open Subtitles | ... لذا، بدأنا بالمواعدة ... وفي سخافاتنا العاطفيّة وتزوجّت بسرعة للغاية بالفعل ... في غضونِ أشهر من إنتقالي لِهُنا |
| Dinle eğer biriyle çıkmak isteseydim ki istemiyorum. | Open Subtitles | أنظر , حتى ولو كنت مهتمة بالمواعدة والتي , التي أنا لست مهتمة بها |
| Janice, eğer sana pek istekli görünmüyorsam özür dilerim... zoraki ve insanı mahçup duruma getiren şu insanların çıkmak dediği şey. | Open Subtitles | أعتذر يا ـ جانيس ـ إن لم أكن متحمساً للخوض في علاقة حميمة غير مناسبة يدعوها الناس بالمواعدة |
| Ve çıkmak derken, başkalarıyla yatmak demek istiyorum. | Open Subtitles | بالمواعدة أنا أقصد النوم مع الناس |
| Bir sonraki adımı erkeklerle çıkmak olacak. | Open Subtitles | تالياً ستبدأ بالمواعدة. |
| Hiç bir daha birileriyle görüşmeyi düşündün mü? | Open Subtitles | هل سبق إن أعدت النظر بالمواعدة من جديد |
| - birileriyle çıkmıyorsan çıkmanın vakti çoktan geldi | Open Subtitles | إذا بدأت بالمواعدة فهذا توقيت جيد |
| Mahkumların birileriyle çıkmasına izin veriyorlar mıydı? | Open Subtitles | هل كان مسموحاً بالمواعدة فى السجن ؟ |
| Peki neden bir süredir buluşmuyorsun? | Open Subtitles | إذاً، كيف من أنكٍ لم تقومي بالمواعدة منذ فترة؟ |
| Tamam, ilk çıkmaya başladığımız zamanki gibi çılgın ve ateşli maymun seksi olmayabilir, | Open Subtitles | حسناً, ربما لست قرداً مولعاً بالجنس مثلما عندما بدأنا بالمواعدة |