| Ayrıca Eyal fevkalade yeteneklidir ve Annie'ye bir iyilik borçluydu. | Open Subtitles | بالإضافة إلى (إيال) مؤهل بشكل إستثنائى ويدين لـ (آنى) بجميل |
| Ateş etmene izin verirsem, bana bir iyilik borçlu olursun. | Open Subtitles | اذا جعلتك تطلق النار انت مدين لى بجميل |
| Sana bir iyilik borçluyum. | Open Subtitles | شكرا انا مدين لك بجميل |
| Sürmeli biz iyiyiz.Sen de Cemil'le konuş bir yer bulsun sana. . | Open Subtitles | سورميلي، نحن بخير إتصل بجميل ودعه يبحث عن مكانك |
| Bölüm Üç: "Yaratılış" veya "Endişe Etmemeyi Öğrendim ve Bombayı Sevdim." Ve sonra Carla utanmadan bana köpeğimin iyi çiftleşme yapamadığını söyledi. | Open Subtitles | وجدت (كارلا) الجرأة لتقول لي أنه ليس بجميل |
| Streatham'daki dükkanın sahibinin bana bir iyilik borcu vardı. | Open Subtitles | ثمّة مالكُ كشكٍ للزهور في (ستريثام) يدين لي بجميل. |
| Benim kayıtlı ve kendisinin bana bir iyilik borcu var. | Open Subtitles | إنها لدي، وتدين لي بجميل. |
| Bana bir iyilik borcu var. | Open Subtitles | يدين لي بجميل |
| Atiye Cemil'i ara. Gelsin. Hava alalım abi! | Open Subtitles | عطيه، إتصلي بجميل قولي له أن يأتي بسرعة |
| Cemil ve Atiye'yi ortada bırakmayın. | Open Subtitles | إعتني بجميل وعطيه |
| Ve sonra Carla utanmadan bana köpeğimin iyi çiftleşme yapamadığını söyledi. | Open Subtitles | وجدت (كارلا) الجرأة لتقول لي أنه ليس بجميل |