Yapmak üzere olduğun şey konusunda çok dikkatli düşün. | Open Subtitles | فكري بحذرٍ شديد فيما أنتِ على وشكِ فعلهِ |
Öyleyse çok daha dikkatli savaşmamız lazım. | Open Subtitles | إن كان الوضع كذلك، فعلينا أن نُقاتله بحذرٍ أكثر من السابق. |
- Anlaşıldı, 81. Çok dikkatli ol. - Olacağım. | Open Subtitles | عُلم أيّتها الشاحنة 81، واصل بحذرٍ شديدٍ جدًّا. |
Polisler senin dışında birine bakmak istemeyeceklerdir. yani çok dikkatli adım atmalısın. | Open Subtitles | {\fnAdobe Arabic} الشُرطة لن تحرص على مصلحتك، لذا يجب أن تتعامل بحذرٍ. |
Bu yüzden sözlerimi çok dikkatli dinlemeni ve dişlerimi dökmekten kendini alıkoymanı istiyorum. | Open Subtitles | لذلك أريدك أن تأخذ كلماتي بعين الإعتبار بحذرٍ فائق وأن تمتنع عن خلع أسناني. |
Antenleri yukarıda. dikkatli olmalıyız. | Open Subtitles | نحتاج إن نتقدم بحذرٍ شديدٍ جداً |
Tamam. dikkatli sür. | Open Subtitles | حسنٌ, إذن , قد بحذرٍ, إتفقنا ؟ |
Ama bütün insanların iyiliği için Sırplar'ın, Hırvatlar'ın, Bosnalılar'ın, Makedonlar'ın iyiliği için onları parçalara ayırırken çok dikkatli olmalı tiksinmeden ve üstünlük taslamadan yapmalıyız. | Open Subtitles | ولكن من أجل مصلحة الجميع "الصرب، الكروات البوسنيين والمقدونيين" علينا التعامل معهم بحذرٍ شديد |
Belki biraz daha dikkatli düşünmek istersiniz. | Open Subtitles | ربما تريد أن تفكر بذلك بحذرٍ أكبر |
dikkatli olması gerekiyor. | Open Subtitles | عليه أن يضرب بحذرٍ بالغ |
dikkatli ve yavaşça hareket etmemiz gerek. | Open Subtitles | يجب أن نتقدّم بحذرٍ وببطء. |
Çok dikkatli dinle. | Open Subtitles | استمعي بحذرٍ شديد |
dikkatli olun. | Open Subtitles | بحذرٍ الآن |
dikkatli davranıyorum. | Open Subtitles | -إنّي أتصرّف بحذرٍ وحسب . |
dikkatli hareket edin, bay Reese. | Open Subtitles | -اخْطُ بحذرٍ يا سيّد (ريس ). |
dikkatli ol. | Open Subtitles | بحذرٍ. |
- dikkatli ol. | Open Subtitles | -بحذرٍ، بحذرٍ . |