Bunun onunla ilgili olmadığını söyle, yoksa işi bırakırım. | Open Subtitles | اخبرني انه ليس بخصوصها والا تركت الموضوع برمته |
Her sabah arabasını otoparka park ederken yürümeyi imkânsız hale getiren topuklu ayakkabılarını giyerken onunla ilgili her şey zahmetsiz görünüyordu. | Open Subtitles | كل صباح عندما تقف في مواقف السيارات ترتدي تلك الأحذية المظنية للمشي كل شيء بخصوصها بدا سهلاً |
Ben de kampus sohbet odalarında uyarı yaptım ve bu sabah onunla ilgili aradılar. | Open Subtitles | لذلك وضعت تنبيه في غرف الدردشة الخاصة بالحرم الجامعي، و هذا الصباح تلقيت مكالمة بخصوصها. |
Biraz kafası karışıktı ama yine de onda bir şey var. | Open Subtitles | ربما لديها بعض التشويش لكن ـ ـ لايزال شيئا ما بخصوصها |
Sık sık onda garip bir şeyler olduğunu düşünürdüm. | Open Subtitles | كثيراً ما كنت أظن أن هناك شئ غريب بخصوصها |
Hayır, ama Onun hakkında bir şey seni oldukça endişelendiriyor. | Open Subtitles | كلا , و لكن يبدو أن هناك شيء يقلقك كثيراً بخصوصها |
Onun hakkında elinizde hiçbir şey yok. Ne altyapısı ne de geçmişi. | Open Subtitles | ليس لديكِ شيءً بخصوصها لا معلومات , لا تاريخ شخصي |
Annem için de aynisini düsünüyorum, lakin onunla ilgili neredeyse hiç anim yok. | Open Subtitles | أشعر بنفس المشاعر تجاه والدتي، ولكن تقريبا ليس لدي اي ذكريات بخصوصها |
Annem için de aynısını düşünüyorum, lakin onunla ilgili neredeyse hiç anım yok. | Open Subtitles | أشعر بنفس المشاعر تجاه والدتي، ولكن تقريبا ليس لدي اي ذكريات بخصوصها |
onunla ilgili birçok anım vardı. | Open Subtitles | ،بادرتني الكثير من الذكريات بخصوصها |
- Sana onunla ilgili bir şey sorabilir miyim? | Open Subtitles | هل اقدر ان اسألك شيئا بخصوصها ؟ |
onunla ilgili daha iyisini yapmalısın. | Open Subtitles | من الأفضل لك ان تفعل شيئا بخصوصها |
onda gizemli bir şey yok, sadece ucuz, küçük... | Open Subtitles | لا شيء يثير الشبهات بخصوصها فهي مجرد امرأة رخيصة عاه... |
onda, beni hala kendine çeken bir şey vardı. | Open Subtitles | كان لا يزال ثمه شيئآ بخصوصها يتملكنى |
¶¶ Ama onda bir şey var ¶¶ | Open Subtitles | ولكن هناك شيء بخصوصها بوم,بوم,بوم |
onda birşeyler var. | Open Subtitles | لا أعرف، هناك شيء بخصوصها |
Biliyorum hastalıklı görünüyor ama gazeteler Onun hakkında güzel şeyler yazmıştı. | Open Subtitles | ... أعرف بأن هذا يبدو سقيماً ولكن الصحيفة كتبت بعض الأشياء الرائعة بخصوصها |
Dedikoducu Kız bile Onun hakkında mesaj atmadı. | Open Subtitles | حتي فتاة النميمة لم تنشر شئ بخصوصها. |
- Onun hakkında bir şey duymadım. | Open Subtitles | لم أسمع أي شيء بخصوصها - من سيحل مكان فيكتور ؟ |
Onun hakkında sana söyleyebileceğimin hepsi bu. | Open Subtitles | هذا كل ما يمكنني قوله بخصوصها |