| Tamam bak, ortağımın olmanın faydalarını görmeye başladın. | Open Subtitles | حسناً ، إنظر أنت بدأت ترى منفعة الحصول على شريك |
| Demek sorunu görmeye başladın. | Open Subtitles | بدأت ترى المشكلة إذاً |
| O anda mı Hiroshi'yi görmeye başladın? | Open Subtitles | هل حينها بدأت ترى (هيروشي)؟ |
| Leni derinden etkileniyor, ve olayları Werner'in gözünden görmeye başlıyor. | Open Subtitles | تأثرت ليني بشدة و بدأت ترى الأشياء من خلال عيون فيرنر |
| Kendi babasının diğer babalar gibi olmadığını görmeye başlıyor.. | Open Subtitles | بدأت ترى بأن والدهـا ليس كالبقيـة |
| Nüansları ve komplekslikleri görmeye başlıyorsun. | Open Subtitles | بدأت ترى الفروق الدقيقه و التعقيدات |
| Her şeyi olduğu gibi görmeye başlıyorsun. | Open Subtitles | انت بدأت ترى الاشياء كما هى |
| Galiba kameram bir şeyler görmeye başlıyor. | Open Subtitles | وأعتقد أن بلدي كاميرا بدأت ترى... |