| Aynı zamanda öğretmenleri Dreyfus'un çok iyi hafızası ile tanındığını söyledi, ki bu da şüpheliydi, değil mi? | TED | أكد أساتذته كذلك أن درايفوس كان يتمتع بذاكرة جيدة، ما كان مثيرًا للشبهة، أليس كذلك؟ |
| Ama hafızası geri geldikçe ona Carrie'yi anımsatmış olabilirsin. | Open Subtitles | لكن بذاكرة تتحسن " قد تكونى ذكرتيها بـ" كارى |
| Acı hafızası bile var. | Open Subtitles | وحتى إنه يتمتع بذاكرة الألم. |
| Elbette kötü hafızalı ve kendi türünü yok eden, kararsız ve aptal canlılar olduğumuzu biliyorum. | Open Subtitles | "بالطّبع، نحن كائنات غبيّة متقلبة" "بذاكرة ضعيفة و موهبة عظيمة في تحطيم الذّات" |
| Kötü hafızalı medyum. git düşün. | Open Subtitles | الوسيط بذاكرة ضعيفة |
| Demek istedim ki genlerinizdeki bir kaç değişiklik ile daha iyi bir hafızaya sahip olabilirsiniz daha kusursuz daha doğru ve daha hızlı | TED | لنفترض أنني قلت بأنه مع بعض التعديلات البسيطة في جيناتك ستصبح بذاكرة أفضل أكثر تحديداً أكثر دقة وأسرع |
| Fotoğrafik hafızası olan bir sosyopatsan, ...hata yapmazsın. | Open Subtitles | حين تكون معتل بذاكرة تصويرية |
| Snitch'lerde ten hafızası vardır. | Open Subtitles | تتمتع بذاكرة حيّة |
| Fotoğrafik hafızası olan bir komşu. | Open Subtitles | أو جار بذاكرة فوتوغرافية |
| -Dijital, kablosuz ısı sensörü. hafızası da indirilebiliyor. | Open Subtitles | {\pos(192,210)} إنّها مزدوجة حرارية رقمية لاسلكية بذاكرة قابلة للتنزيل. |
| Kimin hafızası iyi? | Open Subtitles | من يتمتع بذاكرة قوية ؟ |
| Fotoğraf hafızası lanetiyle lanetlendim. | Open Subtitles | - لدي لعنة بذاكرة تصويرية |
| - Her zaman çok keskin bir hafızası olmuştur. | Open Subtitles | -دائما ما تمتعت بذاكرة قوية |
| İyi hafızaya sahip olmak yasak mı? | Open Subtitles | هل التمتع بذاكرة قوية مخالف للقانون ؟ |
| O az bir hafızaya sahip biri değil. | Open Subtitles | إنه رجل بذاكرة قوية |