Onu biri öldürdüyse bu sensin. Ona o işi verdiğinde öldürdün. | Open Subtitles | إن قتلها أيّ أحد، فقد كنت أنت عندما كلّفتها بذلك العمل |
o işi alacağıma emin değilim teyze. | Open Subtitles | أنا لست متأكدا بأنني سأقبل بذلك العمل يا عمتي |
Öncelikle o işi uzun zaman önce bırakmalıydım | Open Subtitles | في البداية يجب أن يقوم بذلك، حتى أنا سأقومُ، بذلك العمل المقرف، أتفقنا ؟ |
Bir daha o işi yapmayacağıma yemin ederim. | Open Subtitles | أقسمت أن لا أقوم بذلك العمل مرة أخرى |
Yani, o işi istemiyorum bile. | Open Subtitles | أعني, أنا لا أرغب بذلك العمل حتى |
Gerçekten, o işi yapıp o hayatı yaşayıp, sürekli endişelenip gecelere kadar çalışıp, sonra da eve, yanıma gelip gerçekten burada olabileceğini düşünüyor musun? | Open Subtitles | أنت تعتقدين أنك سوف تكونين قادرة على القيام بذلك العمل و تعيشي تلك الحياة ... .. |
- Hayır biz biraz konuştuk ve ben o işi kabul etmeyeceğim. | Open Subtitles | - لا، تحدثنا بالأمر أنا لن أقبل بذلك العمل |
Büyük Ekonomik Durgunluk'ta neredeyse beş milyon insan evlerini kaybetti ve hatta çoğumuz, ulaşmak istediğimiz mesafeler konusunda kendimize geldik -- ya da çoğu yağmacılık durumunda, oyuna geldik -- ve bu, o işi sürdürmek içindi. | TED | لقد فقد 5 ملايين شخص منازلهم في فترة الكساد الكبير، وأدرك أكثر من ذلك العدد حول مدى رغبته للقيام بذلك-- أو قد تم خداعه للقيام بذلك في حالات جشعة عديدة -- للتمسك بذلك العمل. |
o işi yapamazsın. | Open Subtitles | لا تستطيعين القيام بذلك العمل |
o işi yapması için Gina Ferrara ile anlaştım bile. | Open Subtitles | لقد وظفت (جينا فيرارا) لتقوم بذلك العمل |