| Akışına bırak sadece. Spontane yaşa. | Open Subtitles | عليكِ فقط أن تمضي مع التيار استمتعي بعفوية |
| Öbür anneler uğradı. Spontane bir şey. | Open Subtitles | إنها مجرد أشياء سقطت من بعض الأمهات بعفوية. |
| Lou'ya bak hele, sen Spontane yaşam hakkında ne bilirsin ki? | Open Subtitles | ما الذي تعرفه (لو) عن الحياة بعفوية بحق الجحيم؟ |
| Haiti depremi sırasında, birkaç mühendis ve ürün yöneticisi kendiliğinden bir araya geldi ve deprem mağdurlarının sevdiklerini bulmalarını sağlayacak bir araç yapmak için için bir gecelerini verdiler. | TED | أثناء أحداث زلزال هايتي، مجموعة من المهندسين و مدراء المنتج تجمعوا بعفوية مع بعضهم و سهروا ساعات الليل لبناء أداة برمجية للسماح لضحايا الزلزال أن يجدوا ذويهم و المقربين إليهم. |
| Biliyor musun, her şey kendiliğinden oluyor. | Open Subtitles | اتعلمين افعل هذا بعفوية |
| Spontane bir şeyler yapacaksam bundan sonra ilk başta aramalıyım. | Open Subtitles | قبل أن أتصرف بعفوية |
| Bir anda kendiliğinden oldu işte. | Open Subtitles | حدث بعفوية |