| Bana güvenmen lazım. At şu güven adımını. | Open Subtitles | أنت بحاجة للوثوق بي قم بقفزة الثقة خاصتك |
| Üstüne atladım ama o biraz daha hızlıydı. | Open Subtitles | قمت بقفزة نحوه لكنه فقط كان سريعا أيضا |
| Artık bir sıçrama yapıp bütün bu işleri daha güzel bir şekilde yapmanın yolunu bulabilir miyiz diye düşünmeye başladım. | TED | وأتساءل ما إذا ينبغي القيام بقفزة وتجربة اختراع طرق أفضل للقيام بكل هذه الأشياء. |
| Hipersürücüye 30 saniye içinde ihtiyacımız var. Kısa bir atlayış yapmamız gerekecek. | Open Subtitles | أنا بحاجة الى أن تفتح نافذة الفضاء الفائق خلال 30 ثانية يتعين علينا القيام بقفزة قصيرة |
| Biraz haddimi aşacağım. | Open Subtitles | سأقوم بقفزة كبيرة |
| Yani Brainiac Kara'yı zamanda sıçramak için kullanıp gezegenin patladığı yere geri dönmüş. | Open Subtitles | إذاً (برينياك) استخدم (كارا) للقيام بقفزة زمنية للعودة لليوم الذي انفجر به الكوكب |
| New York'taki Özgürlük Adası'nın ortasında duran bir insanın bir sıçrayışta Özgürlük Heykeli'nin tepesine ulaşmasına eşdeğer. | TED | و هو ما يعادل شخصاً واقفاً في وسط جزيرة الحرية في نيويورك و بقفزة واحدة يصل إلى قمته |
| Bana güvenmen lazım. At şu güven adımını. | Open Subtitles | أنت بحاجة للوثوق بي قم بقفزة الثقة خاصتك |
| Bakın, niyetimiz insanoğlunun bir sonraki dev adımını atmak. - Mars'a adam yerleştirme. - Ya da kadın. | Open Subtitles | أترى،نحن عازمون على القيام بقفزة عملاقة من أجل البشرية وضع رجل على المريخ - أو إمرأة- |
| Oradan oraya atladım, sonra kay... | Open Subtitles | قمت بقفزة ثم تزلّقت أسفل... |
| Oradan oraya atladım, sonra kay... | Open Subtitles | قمت بقفزة ثم تزلّقت أسفل... |
| Ama Amerika kaybetti. Biz kaybettik. Ve bu yüzden, bunu kurtarmak için büyük bir sıçrama yaptık. | TED | لكن أميركا خسرت. لقد خسرنا. و بسبب ذلك قمنا بقفزة كبيرة لاستعادتها. |
| Kanun dışı bir sıçrama gerçekleştirmişsin. Bu ciddi bir suç. | Open Subtitles | لقد قمت بقفزة غير قانونية هذه مشكلة حقيقية. |
| Yakın zamanda başka konulara da odaklandım: Bunlardan biri, Dünya'nın doğal ekosistemlerinin yarattığı bulaşıcı hastalıkların ortaya çıkışı ve türler arası bir sıçrama yaparak insanlara geçişiydi. | TED | الآن، كنت قد اشتغلت على مواضيع أخرى: ظهور أمراض معدية، منبثقة من النظم البيئية الطبيعية للأرض، قامت بقفزة من فصيلة لأخرى، حتى وصلت إلى البشر. |
| saklanmalıyım...bedava ekmek kuyruğuna bir atlayış kılıcın başından bir dönüş param olmadığı için çalıyorum. | Open Subtitles | يجب أن أسبق الخبز # بقفزة واحدة أرجحة قبل السيف # أنا أسرق فقط # مالا يمكنني شراؤه |
| Üçüncü yavru güzel bir atlayış yapıyor. | Open Subtitles | قام الثالث بقفزة جيّدة |
| Ben haddimi biraz daha aşacağım. | Open Subtitles | سأقوم بقفزة أكبر |
| Zorlu tırmanışlarda daima, devam edebilmek için bir noktadan, sonraki noktaya sıçramak zorunda kalınan yerler olur. | Open Subtitles | التحديات التي تقابل المتسلقين دائماً تكون عندما تكون الطريقة الوحيدة للمتابعة هي ان تقوم بقفزة... من منطقة تمسك بها الى اخرى |
| Yani, canlı nesneleri bulmaya yarayan büyü, gördüğüm imge ve bir sıçrayışta koca bir binayı atlayabilen biri mi? | Open Subtitles | أعني، التعويذة تسمّى إحياء الأجسام، و رؤيتي وذلك الفتى الذي يتخطى المباني العالية بقفزة واحدة؟ |
| Güzel bir kız. Tek sıçrayışta büyük binaların üstünden atlayacağına inanır. | Open Subtitles | فتاة جميلة، تعتقد أنّ بإمكانها الوثب من فوق مباني مُرتفعة بقفزة مُفردة، |