| Peter'e katılalım mı? | Open Subtitles | حَسناً، سَكلنا نَنضمُّ إلى بيتر في المنضدةِ؟ |
| Aziz Peter, milattan sonra 64'te ölen. | Open Subtitles | توفي القديس بيتر في العام 64 قبل الميلاد |
| Finlay Peter'ın geçen hafta kime aşık olduğunu buldu. | Open Subtitles | عم تتحدث ؟ فينلي اكتشف من الشخص الذي وقع بيتر في حبه الأسبوع الماضي |
| Peter, hazırmısın...? Ah. | Open Subtitles | إذاً الكثير من التوتر مع بيتر في الآونه الأخيرة |
| Hem Peter da her şeyi kontrol etmek için en uygun pozisyonda. | Open Subtitles | وكان بيتر في المكان المثالي ليسيطر على كل شيء |
| Peter'ın onu evde bulması için 8:46 treni ile dönmesi gerekiyor. | Open Subtitles | إلى منزل دانيال وكان يجب ان تخذ قطار 8: 46 للعودة حتى يجدها بيتر في غرفة المعيشة |
| Eğer Peter seçilirse, aramız iyi olmadığı için hemen sepetlenmek istemem. | Open Subtitles | إذا نجح بيتر في الانتخابات لا أريد أن يتم طردي بدون سابق إنذار لأن هناك ضغينة بيننا |
| Peter gizli görevde. Merdivenleri çıkıyor şu an. | Open Subtitles | ، إن بيتر في مهمة متخفية . وهو صاعد في الدرج الآن |
| Madem MoIIy'Ie konuşacak o kadar şeyin var bakaIım Wendy'nin Peter'ı oIabiIecek misin? | Open Subtitles | يبدو انه لديك الكثير لتقوله لمولي لنرى مقدرتك على تمثيل دور بيتر في مسرحيتنا |
| Eğer Wendy'e karşı bir Peter olabilirsen, haydi görelim seni o halde. | Open Subtitles | لنرى مقدرتك على تمثيل دور بيتر في مسرحيتنا |
| Onu eve getirdim. Dört yaşındaydım ve adını Peter koydum. Tamam mı? | Open Subtitles | لذا جلبته للمنزل , كنت بالرابعه تقريبا وسميته بيتر في نهاية اليوم الذي جلبته به |
| Haftaya perşembe arkadaşım Peter la çıkacaksın..bayılacaksın | Open Subtitles | سوف تذهبين في موعد مع صديقي بيتر في الخميس القادم ستحبينه هو مليء بالمعلومات كان في افريقيا عدة مرات |
| Sanırım bunun nedeni basının Peter'in bir aile babası olarak geçmişte yaptığı hatalarla daha çok ilgilenmeleri, ...ki bunlar Mike Kresteva'nın mevcutlarından uzun zaman önce telafi edilmiştir. | Open Subtitles | أعتقد أن السبب هو اهتمام الصحافة الزائد بأخطاء بيتر في الماضي كرب أسرة |
| Peter, Meg'in ben çıkmadan önceki sekiz dakikalık gösterisinde Miles Musket'in ayyaş ve karısını döven tiplerden olduğunu söylemişlerdi. | Open Subtitles | أتعرف , بيتر , في الدقائق الثمان الآولى , من مسرحية ماغي , قبل أن أخرج أنهم قالوا بان مايلز ميكست كانوا سكير فضيع |
| Her ne kadar Peter'in yöntemlerini onaylamasam da | Open Subtitles | بينما أنا لا أوافق على طرق بيتر في التعامل |
| Kariyerinin en büyük anlarında kollarıyla Peter'i saracak. | Open Subtitles | وقال انه سوف يكون ذراعه حول بيتر في أكبر حظة من حياته المهنية. |
| Ben James Woods, ve bu geceyi Peter'ın pantolon ağına bir torba bozuk parayla vurulduğu görüntülerle kapatıyoruz. | Open Subtitles | انا جيمس وودز وسوف ننهي الليلة مع فاصل كبير من كل مرة يضرب فيها بيتر في مكان عضوه الذكري بحقيبة من النقود المعدنية |
| Allahım. Peter'ı köpek kulübesine soktun, aynı annenin kaldığı... | Open Subtitles | أوه ، لقد وضعت بيتر في موقف حرج حيث أمك... |
| Pekala,baba,sen Peter'ı botunda istemedin... bu yüzden Griffin takımı paran için seninle yarışacak. | Open Subtitles | أبي ، أنت لم ترغب بـ(بيتر) في قاربك فريق (غريفين) سيعطيك جولة لأموالك |
| Tıpkı Katolik Kilisesi'ndeki St. Peter kabri gibi. | Open Subtitles | إنه مثل ضريح بيتر في كنيسة الكاثوليك |