| Peynirli omlet, yanında da bolca mısır gevreği olsun. | Open Subtitles | بيض مقلي مع الجبنة المبشورة, والكثير من رقائق الذرة. |
| Alfonso omlet yapmıştı, bende onu, bir ya da iki Bellini ile götürmüş olabilirim. | Open Subtitles | الفونسو صنع لي بيض مقلي ربما شربت معه شراب البليني |
| Beni Yağda yumurtalı sandviç yemeye götürmek istiyor da. | Open Subtitles | يريد أن يدعوني على شطيرة بيض مقلي في الخارج. |
| Yağda yumurtalı sandviç yerken onu konuşacağız. | Open Subtitles | سنتحدث عنه ونحن نتناول شطيرة بيض مقلي. |
| Evet, kızarmış yumurta görünümündeler. | Open Subtitles | أجل، حصلوا على ظهور بيض مقلي. |
| Çünkü ben kahvaltıda çiftlik peyniri ve meyve yedim sen ise kızartma ekmeği ile Sahanda yumurta. | Open Subtitles | لأني تناولت على الفطور جبنة ريفية وفاكهة أنت تناولت بيض مقلي على كعكة محمصة |
| Pastırmalı sandviç, çizburger sarısı dağılmadan kızartılmış yumurta, kızarmış kanat ızgara sosis sıcak ton balığı ve kızarmış tavuk şinitzel de size olmalı. | Open Subtitles | هامبوجر بالجبنه ها هو بيض مقلي , أجنحه ساخنه نقانق مُدخنه |
| - Hiç omlet yapmadığın çok belli. | Open Subtitles | بالتأكيد لم تكن قد بيض مقلي من أي وقت مضى. |
| omlet. Hayır. Patatesten başlamaya ne dersin? | Open Subtitles | بيض مقلي لماذا لا نبدأ بالبطاطا المهروسة؟ |
| Evimde sabah kalmak için bir neden yok çünkü omlet yapamazsın. | Open Subtitles | ولذا لا يوجد اي سبب للبقاء هنا في الصباح وبسبب لا يوجد اي شيء لعمل بيض مقلي |
| omlet yapıyorum. | Open Subtitles | أنا أعد بيض مقلي |
| Yağda yumurtalı sandviç. | Open Subtitles | شطيرة بيض مقلي. |
| Afrika'da yumurtlayamaz ki çünkü Sahanda yumurta yapıyorlar. | Open Subtitles | لا يمكنك حقاً أن تضع بيض في أفريقيا لأنك ستحصل على بيض مقلي |
| Sipariş. İki tarafı da kızartılmış yumurta. | Open Subtitles | استلمي، بيض مقلي على نار خفيفة |