| Liz yine gezinmeye başladı, ve benimde biraz çamaşır yıkamam gerekiyordu. | Open Subtitles | ليزكَانتْتَحُومُ ثانيةً، وأنا كان لا بُدَّ أنْ أُصبحَ بَعْض المكوى عَملَ. |
| Sabah geç uyandım, ilk iş olarak karnemi çalmam gerekiyordu. | Open Subtitles | إستيقظتُ متأخرة، في البداية لأنني كان لا بُدَّ أنْ ازور شهادة النجاح |
| Randevu almak için Shawn'ın ismini vermek zorunda kaldım, ama beni kabul ettiler. | Open Subtitles | كان لا بُدَّ أنْ أُذكر إسمَ شون للحُصُول على موعد ، لَكنَّهم أَخذوني |
| Partiler var ama mali sorunlardan ötürü iptal etmek zorunda kaldım. | Open Subtitles | هناك أطراف، لَكنِّي كان لا بُدَّ أنْ أَلغي البعض بسبب المشاكلِ الماليةِ. |
| Doktor, on beş yaşındayken aileme, evlâtlık olduklarını söylemem gerekti. | Open Subtitles | ثمّ، طبيب، متى أنا كُنْتُ بعمر 15 سنةً، أنا كان لا بُدَّ أنْ يُخبرَ أبويَّ بأنّهم تُبنّوا. |
| Mel, polip ameliyatının tarihini değiştirmek zorunda kaldı. | Open Subtitles | ميل كان لا بُدَّ أنْ يُعيدَ تحديد جراحة زائدته اللحمية. |
| - Af edersiniz, Komutan. Sizi polisten kurtarmak zorundaydım ama ne kadar bilginiz olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | أنا كان لا بُدَّ أنْ أُبعدَك عن الشرطةِ، لكني لَمْ اعْرفْ كَمْ تعَرف. |
| Elbette iş seyahatine çıkmak zorundaydı, ama bundan nefret ederdi. | Open Subtitles | بالطبع هو كان لا بُدَّ أنْ يُسافرَ للعملِ، لَكنَّه كَرهَه |
| Ve elbette, Lou Pratt'i öldürmek zorundaydın. | Open Subtitles | ، وبالطبع، أنت كان لا بُدَّ أنْ تَقْتلَ لو برات. |
| Deli olmadığımı ispatlamam gerekiyordu. | Open Subtitles | أنا فقط كان لا بُدَّ أنْ أُثبتَ بأنّني ما كُنْتُش مجنونَ. |
| Yine de şampanya kadehlerini vermek için Frasier'a uğramam gerekiyordu | Open Subtitles | أنا ما زِلتُ كان لا بُدَّ أنْ أَتوقّفَ عند فرايزر. أنا كان لا بُدَّ أنْ أَعطيه أقداحَ شمبانياه. |
| Değiştirmem gerekiyordu. | Open Subtitles | حَسناً، أنا ببساطة كان لا بُدَّ أنْ أَتغيّرَ. |
| Yedi uçağı çevirmesi gerekiyordu. | Open Subtitles | هو كان لا بُدَّ أنْ يجعل سبع طائرات تقوم بدورةِ. |
| Kapalı tabut tavsiye etmek zorunda kaldım. | Open Subtitles | أنا كان لا بُدَّ أنْ أَوصي بتابوت مغَلقَ. |
| Otoyoldan çıkmak zorunda kaldım. | Open Subtitles | أنا كان لا بُدَّ أنْ أَكْفلَ على الطريق السريعِ. |
| Okulu bırakması gerekti, para sorunu yüzünden bu yüzden arkadaş olduk. | Open Subtitles | زائد، هي كان لا بُدَّ أنْ تَخْرجَ، لتعمل للقضاء على المشاكل الماليه ولذلك تحولت علاقتنا الي نوع من الصداقة |
| Biz burada bakteri DNA'sı testi yapamadığımız için dışarıdaki bir laboratuara göndermem gerekti. | Open Subtitles | أنا كان لا بُدَّ أنْ أَحْصلَ عليه مِنْ خارج المختبرِ منذ نحن لَمْ نُجهّزْ ليَعمَلُ إختبار دي إن أي جرثوميُ أنفسنا. |
| Önce biraz yağcılık yapmak zorunda kaldı. | Open Subtitles | لَكنَّه كان لا بُدَّ أنْ زبّدْها فوق قليلاً. |
| Tek bir kıyafet seçip geri kalanların tümünü orada bırakmak zorundaydım. | Open Subtitles | أسفل إلى ظبائي الثمانية الأخيرةِ. أنا كان لا بُدَّ أنْ أَلتقطَ زيَّ واحد إذن وهناك وإجازة بقيّة الملابسِ وراء. |
| Kendi üzerinde olduğunu bulmak zorundaydı. | Open Subtitles | أنت كان لا بُدَّ أنْ تَجدَ الذي خارج لوحدك. |
| Bu yüzden onları yanlış yönlendirmek zorundaydın, ve her yol mübahtı. | Open Subtitles | لذا كان لا بُدَّ أنْ تُرسلَهم في الطريقِ الخاطئِ، وأيّ طريق خاطئ كان جيداً. |
| Mike Hanlon'a gitmem gerektiğini söyleyin. | Open Subtitles | أخبرْ مايك هانلون،قُولُة بأنّني كان لا بُدَّ أنْ أَذْهبَ |
| Beyninin küçük bir parçasını almak zorunda kaldık. | Open Subtitles | نحن كان لا بُدَّ أنْ نُزيلَ قسم صَغير شحمةِ أذنكَ الأماميةِ |