| Bunu söylediğim için beni mazur gör ama ne olmuş? Ne zamandan beri umurunda ki? | Open Subtitles | لا تؤاخذني لقول هذا، لكن فليكُن، منذ متى وأنت تحفل بذلك؟ |
| Canım senin türünden biriyle bir şey içmek istemiyorsa, bunu mazur gör. | Open Subtitles | لا تؤاخذني إن شعرتُ بعدم الرغبة في تناول الشراب مع امرئ من نوعك. |
| Canım senin türünden biriyle bir şey içmek istemiyorsa, bunu mazur gör. | Open Subtitles | لا تؤاخذني إن شعرتُ بعدم الرغبة في تناول الشراب مع امرئ من نوعك. |
| Alınma ama birkaç sefer temizlenmişsin gibi görünüyor. | Open Subtitles | أعني انظر، لا تؤاخذني لكنك تبدو كما لو دهستك الحياة مرات عديدة |
| Alınma ama birkaç sefer temizlenmişsin gibi görünüyor. | Open Subtitles | أعني انظر، لا تؤاخذني لكنك تبدو كما لو دهستك الحياة مرات عديدة |
| Daginiklik için kusura bakma. Biraz kafa dagitiyordum. | Open Subtitles | رجاءً لا تؤاخذني على الفوضى، فإنّي أستمتع. |
| Alınma. | Open Subtitles | لا تؤاخذني. |
| Sana tatlı sözcüklerle karşılık veremeyeceğim için kusura bakma. | Open Subtitles | لا تؤاخذني على عدم الاستجابة لهذا التعبير المحبب بالذات. |
| Hep öyleydin. O gösteriş budalası baban gibi değilsin, söylemimin kusura bakma. | Open Subtitles | ليس مثل أبيك المتباهي لو كنت لا تؤاخذني |
| Daha yeni tanıştığımız gizemli ablamıza güvenmediğim için kusura bakma Elijah eğer bu saçma işte rol alırım diyorsan buyur sahne senin. | Open Subtitles | لا تؤاخذني يا (إيلايجا) على عدم ميلي للوثوق في أختنا الغامضة التي التقيناها توًّا، لكن بالطبع إن شئت قبول هذه الحماقة، فتوكل وافعل. |