| - Lassie öldürmedi, onu temize çıkardık. Yakalamış ve kafasına silahla vurmuştum, hatırladın mı? | Open Subtitles | لم يقتله، دبّرنا تبرأته تعرضت للكم والضرب بمسدس، أتتذكر ذلك؟ |
| Adın temize çıkarıldı. | Open Subtitles | اسمك لقد تم تبرأته |
| Dedektif Flass yasal olarak temize çıkarılmıştır. Yargıç tanığın ifadesini kabul etti, dava kapandı. | Open Subtitles | المحقق (فلاس) تم تبرأته قانونياً، القضاة سمعوا الشهادة، والقضية أغلقت |
| Logan Echolls temize çıkarak özgür oldu. | Open Subtitles | (لوجان أتشولز) تمت تبرأته |
| Buckner'ın adının temize çıkarılması gerek. | Open Subtitles | (بوكنر) تجب تبرأته. |