| Eğer ben içki içmiyorsam, alışveriş yapmıyorsun! | Open Subtitles | إذا أنا لم أشرب فأنتِ بالتأكيد لن تتسوقي |
| - Biraz alışveriş yaptım. - Niye alışveriş yapıyorsun ki? | Open Subtitles | كنت اتسوق ماذا تحتاجين ان تتسوقي من اجله ؟ |
| Bir de adet döneminde alışveriş yapmazsın. | Open Subtitles | و أنه لا يجب أن تتسوقي و أنتِ مصابة بمتلازمة ما قبل الحيض, اليس كذلك ؟ |
| Ama benim senden beklediğim yüzmen; alışveriş yapman değil. | Open Subtitles | ولكني أريدكِ أن تسبحي, وليس أن تتسوقي |
| Nereden alışveriş ettiğini merak ediyorum, çünkü Morgan'ın böyle giyinmesini istediğimden eminim. | Open Subtitles | لقد كنت اتسائل لو تخبريني اين تتسوقي , لان .. أريد ان ارى ( مورغان ) تلبس مثل ملابسك |
| alışveriş mi yapıyorsun? | Open Subtitles | هل تتسوقي أيضا ؟ |
| alışveriş yapmayı mı unuttun? | Open Subtitles | انسيتي ان تتسوقي ؟ |
| alışveriş yapmayı mı unuttun? | Open Subtitles | انسيتي ان تتسوقي ؟ |
| Şükran Günü için alışveriş mi yapıyorsunuz? | Open Subtitles | هل تتسوقي لعيد الشكر؟ |