| Tutuklu hala kaçıyor ve artık polis onun peşinde. | Open Subtitles | السجين لازال يحاول الهرب والآن الشرطة تتعقبه |
| Daha ziyade adımını içine attı. Onun peşinde olduğunu düşünmüyorsun. | Open Subtitles | ــ الأمر أكبر من الوقوف عليها ــ لا تظن أنها كانت تتعقبه |
| peşinde olduğun katillerle uyuşmuyor bu. | Open Subtitles | هذا لا يطابق القاتل الذي تتعقبه |
| Umman'a gidiyorsun. Takip etmeni istediğim biri var. | Open Subtitles | ستذهب إلى عمان هناك شخص أريدك أن تتعقبه هناك |
| Belki, yalnızca iyi bir ajan Takip ettiği adam ya da kadın ile yakınlaşmıştır. | Open Subtitles | ربما كعميلة صالحة تتقرب من أي من كانت تتعقبه |
| - Ama izlemen gereken birisi var. | Open Subtitles | لكن هنالك شخص آخر أريدك أن تتعقبه |
| Onu izlemen hoşuna gitmez. | Open Subtitles | أنه لن يحب أن تتعقبه. |
| peşinde olduğu adam bu. Adı Owen Davian. | Open Subtitles | هذا هو الرجل الذي تتعقبه اسمه هو (أوين ديفيان) |
| Ulaşım Güvenlik Dairesinin peşinde olduğunu düşünüyor. - Gözaltına aldınız mı? | Open Subtitles | T.S.A يظن بأن تتعقبه |
| Ya da dışarıda gerçekten onun peşinde olan bir Liam var. | Open Subtitles | أو أن (ليام) حقاً بالخارج وهي تتعقبه |
| Bunu Takip edebileceğini umuyorum. | Open Subtitles | و كنت آمل أن بإستطاعتك أن تتعقبه من أجلي |
| Ve kameranın onu Takip edip sildiğini görebilirsiniz. | TED | ويكنكم رؤية أن الكاميرا تتعقبه وتمحوه. |
| Ama kadın onu Takip ediyor, rahatsız ediyor ve tehdit ediyor. | Open Subtitles | لكننهـا تتعقبه و تزعجـه و تهدده |
| Onu izlemen gerekiyor. Gözümüz üzerinde olsun. | Open Subtitles | اريدك ان تتعقبه |