| Hayır, değil. Oh,lütfen tartışma. Gerçekten kötü birgün geçirdim. | Open Subtitles | لا ، ليست هى ، رجاء لا تجادلنى لاننى قضيت حقا يوم صعب جدا |
| Demek kardeşisin. tartışma istemiyorum. | Open Subtitles | . أنت شقيقه . أنظر ، لا تجادلنى |
| Augusten, benimle tartışma. Hele ki şimdi. | Open Subtitles | اوجوستن , لا تجادلنى , ليس الان |
| Asla bir daha kararlarımı sorgulama. | Open Subtitles | لا تجادلنى مرة أخرى. أبداً. -ماذا؟ |
| Asla bir daha kararlarımı sorgulama. | Open Subtitles | لا تجادلنى مرة أخرى. أبداً. |
| İçeri gir. Orada durup benimle tartışma. | Open Subtitles | تعال ، لا تقف هناك تجادلنى |
| tartışma, sadece yap. | Open Subtitles | لا تجادلنى فقط حاول |
| İçeriye girmenin en kolay yolu bu. tartışma, James. | Open Subtitles | إنها أسهل طريقة للدخول لا تجادلنى يا (جيمس) |
| Benimle tartışma evlat. Dediğimi yap. | Open Subtitles | ألان لا تجادلنى كثيراً وأذهب0 |
| Benimle tartışma, Saul. | Open Subtitles | (لا تحاول أن تجادلنى يا (سول |