| Sen Alman turistlerle konuş. Sor bakalım bunu hatırlıyorlar mı? | Open Subtitles | تحدث مع السياح الألمان واعرف ما اذا كانوا يتذكرون هذا |
| Yüzbaşı Mallory'yle konuş. Nakliyeden o sorumlu. | Open Subtitles | تحدث مع الكابتن مالوري انه المسئول عن وسائل النقل |
| Vazife başındayken, silahlı çatışmada. Amiriyle konuştum. | Open Subtitles | لقد اطلق عليه النار ,أثناء أداء واجبه لقد تحدث مع قائده |
| Sana söylemem gerek daha bir çok adayla konuştum. | Open Subtitles | ربما عليّ ان اخبرك بأنني قد تحدث مع الكثير من المتقدّمـين |
| Büyükelçi ve arkadaşlarım, İsveç, Meksika ve Fransız elçiliklerindeki mültecilerle konuştu. | Open Subtitles | ولكن السفير تحدث مع نصف اللاجئين في السفارات السويدية والمكسيكية والفرنسية |
| Bilgiyi veren kişiyle Bill konuştu. Bill konuşsun, biz de dinleyelim. | Open Subtitles | حسنا بيل تحدث مع المخبر اذا هو يبدا ومن ثم نحن؟ |
| Bu kusurlu ve yetersiz olduğunu düşünme özellikle--- Sadece bir gençlerle konuşun. | TED | ذلك الشعور بكونك ناقص ومَعْيُوب منتشر بكثرة فقط تحدث مع الشباب |
| Ama ilginç olan şu ki Moon Duk Soo'nun telefon kayıtlarına göre kaybolmadan hemen önce Ki Jae Myung ile konuşmuş. | Open Subtitles | لكن الحقيقة المثيرة للاهتمام ، ان بحسب سجل هاتف مون دوك سيك فقد تحدث مع كي جاي ميونغ قبل ان يختفي |
| Chris, babanla konuş. Biraz aklını başına alsın. Seni dinliyor gibi görünüyor. | Open Subtitles | كريس تحدث مع أبيك أقنعه بالمنطق يبدو أنه يصغي إليك |
| Özür dilemeye hazır olduğunda, bu bardağa konuş. | Open Subtitles | لذا إذا كنت مستعداً للاعتذار تحدث مع هذا الكأس |
| Sen Becca'yla konuş, ben de salak Fogell'la konuşurum. | Open Subtitles | حسناً، انت تحدث مع بيكا وانا سأتحدث مع المعاق فوغل |
| Atlanta'daki dedektifle oradaki tecavüzleri konuş. | Open Subtitles | تحدث مع المحقق الذي اعتقله بتهم الاغتصاب في أتلانتا |
| Ben adamı araştırırken sen de kız arkadaşıyla konuş. Gergin görünüyor. | Open Subtitles | تحدث مع الصديقة ريثما أراقب هذا الرجل، تبدو متوترة قليلاً |
| Hey, hakkımda daha çok şey öğrenmeyi istemelisin oda arkadaşımla konuş. | Open Subtitles | أتريد أن تعرف الكثير عني؟ تحدث مع شريك سكني |
| Çünkü dün geceden beri, ligdeki tüm müdür ve müdür yardımcılarıyla konuştum. | Open Subtitles | لأنني بالأمس تحدث مع رئيس أو مندوب كل فريق |
| Neyse, kabul ettiği zaman endişelenme, benimkiyle mevzuları konuştum. - Ne mevzusu? | Open Subtitles | لا تقلق اذا وافقت ابنتك على مواعدة ابني فقد تحدث مع ابني عن طريقة التعامل مع الفتيات |
| Samantha, okul müdürünle konuştum. | Open Subtitles | سام ، لقد تحدث مع المدير ، وقال انك لهدف اخر |
| O aileyle konuştu ve eminim ki sorunu yumuşattı ve benim dava edilmemi engelledi. | TED | تحدث مع الاسرة, ومتأكد انه هدأ الامور وتأكد انني لن اُحاكم. |
| Muhtemelen, ama uzaylılardan biri, Daniel adındaki, çemberden gelen makine aracılığıyla Nyan'la konuştu. | Open Subtitles | ربما.. لكن أحد هؤلاء الغرباء يدعى دانيال لقد تحدث مع نيان عبر الآلة التى جاءت عبر الحلقة |
| Lütfen şu beyle konuşun. Şu resme bakar mısınız? Teşekkürler. | Open Subtitles | تحدث مع هذا الرجل هناك انظر الى هذه الصوره من فضلك |
| Dün gece muhbirinle konuşmuş. | Open Subtitles | لقد قال أنه تحدث مع مخبره الليلة الماضية. |
| Biraz iç , insanlarla konus . | Open Subtitles | إِشرب الجعه و تحدث مع الحاضرين |
| Bay Mayer'le Jane Eyre'i filme çekmek için konuştun mu? | Open Subtitles | هل تحدث مع السيد ماير حول بطولتك لفيلم جين اير |