| - Yok yok, çizgiyi aştım. | Open Subtitles | لا، لا، لقد تخطّيت حدودي بالفعل |
| Ama ben ondan kurtulmadan bu meseleyi aştım. | Open Subtitles | ولكن تخطّيت ذلك دون أن أتخلّص منها |
| İyilik kumlarındaki bir çizgini mi aştım? | Open Subtitles | هل تخطّيت حدود اللياقة معك؟ |
| Çizgiyi aştın. Bir adamın yemeğine böyle çökme. | Open Subtitles | لقد تخطّيت حدودك (هنري)، لا يمكنك نزع الطعام من يد الآخرين |
| Artık çizmeyi aştın. | Open Subtitles | لقد تخطّيت الحدّ هنا. |
| Dur biraz. Atladığın pek çok şey var. | Open Subtitles | {\pos(190,230)} لحظة، إنّك تخطّيت بضعة مراحل. |
| Dur biraz. Atladığın pek çok şey var. | Open Subtitles | لحظة، إنّك تخطّيت بضعة مراحل. |
| Şimdi acı çekiyor ve ben aştım artık. | Open Subtitles | وقد عانى , وأنا تخطّيت الأمر |
| Geçen hafta Sean Cahill ona huzurunda hiç sınırı aştım mı diye sormuş. Orospu çocuğu. | Open Subtitles | (الأسبوع الفائت، سأله (شون كاهيل إذا ما كنت قد تخطّيت الحدود في حضرته |
| Farkında olarak o çizgiyi aştım. | Open Subtitles | تخطّيت الحدود بإرادتي |
| Hey, biliyor musun John, bu sefer çizgiyi aştın. | Open Subtitles | مهلاً ، تعرف ماذا يا (جون) لقد تخطّيت الحدود |